Dependent türkçesi Dependent nedir

Dependent ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't want to be dependent on his parents.
Turkish: Ali ailesine bağımlı olmak istemiyor.

English: Ali is dependent on his wife.
Turkish: Ali eşine bağlı.

English: Ali and Mary are dependent on each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine bağlılar.

English: Ali and I are dependent on each other.
Turkish: Ali ve ben birbirimize bağlıyız.

English: A minor is dependent on his parents.
Turkish: Ergin olmayan biri ebeveynlerine bağlıdır.

Dependent ingilizcede ne demek, Dependent nerede nasıl kullanılır?

Dependent child : Bağımlı çocuk. İstenilen yönde gelişebilmek için ana babası ve çevresindeki başka kimseler ile iyi ilişkiler kurmaya gereksinme duyan çocuk. 2-ana babasından, içinde yaşadığı toplumdan paraca ya da başka türlü yardım bekleyen çocuk. kendi kendine yetmeyen ve hareketlerinde bağımsız olamayan çocuk. Bakmakla yükümlü olunan çocuk.

Dependent country : Bağımlı ülke.

Dependent events : Olasılık kuramında bağlaşık ilişkiyle bileşik bir olayı oluşturan ve birinin gerçekleşmesi ötekinin gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı olan olaylar. Bağımlı olay. Bağımlı olaylar.

 

Dependent observations : Bağımlı gözlemler.

Dependent on : Vabeste. -e tabi olmak. -e bağlı olma. -e bağlı.

Dependent worksheet : Başka bir hesap çizelgesine bağlantı içeren hesap çizelgesi. Bağlı hesap çizelgesi.

Dependent urbanization : İlk kez fransız kentbilimcisi manuel castells'in incelediği ve az gelişmiş ülkeleri, kentleri ve kentleşme biçimleri aracılığı ile anamalcı gelişmiş ülkelere bağımlı kılan ya da o durumdan kurtulmalarını önleyen kentleşme türü. Bağımlı kentleşme.

Dependent territory : Bağımlı toprak.

Dependent variable : Bağımsız değişkenin farklı değerlerine bağlı olarak farklılık gösteren değişken, cevap değişkeni, sonuç değişkeni. Değeri başka değişkenler tarafından etkilenen faktör. Fonksiyonel bir ilişkide değeri, bağımsız değişken veya değişkenlerin alacağı değere bağlı olarak belirlenen, yani etkilenen değişken. krş. bağımsız değişken. Bir varsayım, bir genellik ya da bir bağıntı ilişkisinde belirlendiği ya da bağımlı olarak değiştiği varsayılan ya da bir başka değişkenin seçeneklerine ve aldığı değerlere göre belli bir düzen içinde değişmeler gösteren değişken. Bağımsız değişkenin doğurduğu etki veya sonuç. Başka bir değişkene bağlı olarak değişen değişken. Bağlı değişken. Kendisindeki değişmeler, bağımsız değişkendeki değişmelerle tanımlanabilen değişken. Bağımlı değişken. Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Dependent query : Bağımlı sorgu.

İngilizce Dependent Türkçe anlamı, Dependent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dependent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charge : Suçlamak. Uyarmak. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Ücret. Besleme. Şarj etmek. Sorumlu tutmak. Bir sürece gönderilen ham özdek. Vazifelendirmek. Yüklemek.

Interdependent : Karşılıklı bağımlı. Birbirine muhtaç. Birbirine bağımlı. Birbirine bağlı olan. Birbirine bağlı.

In need of : Gereğinde. İhtiyacında. Gereğinde muhtaç. -nın ihtiyacında. -nın gerekliliğinde. -ya ihtiyaç bir şekilde.

Included : İçeriği. İçerilen. Dahil olan. Dahil edilmiş. İçinde. Dahil.

Dangled : Sarkıtmak. Sarkmak. Asılı tutmak. Sarkık.

Indigents : Sefil. Yoksul. Züğürt. Fakir.

Mutualist : Karşılıklı sosyal ve bireysel dayanışmaya inanan kimse. Birbirine bağımlı. Karşılıklı bağımlılığı destekleyen kimse. Karşılıklı bağımlı. Mutualizm savunucusu.

Anchored : Ankastre. Demirli. Saplanmış.

Pendent : Görülmemiş. Derdest. Sarkık. Asılı şey. Tamamlanmamış. Askıda.

Symbiotic : Ortakyaşama ile ilgili. Simbiotik. Simbiyozla ilgili, simbiyoz halinde yaşayan. Ortakyaşama ile oluşan. Birlikte yaşayan. Simbiyotik. Ortakyaşar. Sembiyotik.

Dependent synonyms : myrmecophilous, mutually beneficial, leechlike, babelike, access key, needer, accent bar, in need, parasitic, addicting, accent char, helpless, pendents, hung, baggiest, almsman, hooked, parasitical, abbreviate, hard up, appertaining, destitute, affined, baggier, acception, associated with, necessitous, pending, ac adapter, adhered, anastomotic, access control entry, in the bondage of vice.

Dependent zıt anlamlı kelimeler, Dependent kelime anlamı

Independent : Hür. Kendi geliri ile geçinebilen. Ayrı. Başına buyruk. Özgür. Müstakil. Maddi yönden bağımsız. Kendi geçimini sağlayan. Serbest. Bağımsız.

Free : Muaf. Özgür. Bedava. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Rahatlatmak. Parasız. Serbestçe. Serbest. Bağımsız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Unconditional : Kayıtsız şartsız. Şartsız. İtirazsız. Koşulsuz. Mutlak. Şarta bağlı olmayan. Kesin. Kayıtsız. Koşula bağlı olmayan.

Dependent ingilizce tanımı, definition of Dependent

Dependent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hanger-on. Hanging down. As, a dependent bough or leaf. One who is sustained by another, or who relies on another for support of favor. As, a numerous train of dependents. A retainer. One who depends.