Dependent on türkçesi Dependent on nedir

  • Vabeste.
  • -e tabi olmak.
  • -e bağlı.
  • -e bağlı olma.

Dependent on ile ilgili cümleler

English: Ali and I are dependent on each other.
Turkish: Ali ve ben birbirimize bağlıyız.

English: Ali and Mary are dependent on each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine bağlılar.

English: Ali doesn't want to be dependent on his parents.
Turkish: Ali ailesine bağımlı olmak istemiyor.

English: A minor is dependent on his parents.
Turkish: Ergin olmayan biri ebeveynlerine bağlıdır.

English: Ali is dependent on his wife.
Turkish: Ali eşine bağlı.

Dependent on ingilizcede ne demek, Dependent on nerede nasıl kullanılır?

Dependent : Muhtaç. Bağımlı. Asılı. Bkz.dependant. Bağlı.

On : Üzerinde. İle. Yanmak. Esnasında. Olmakta olan. Yönünde. Çakırkeyif. De. Devrede. Giyilmiş.

Be dependent on : -e göre değişmek. Tabi olmak. -ması şartına bağlı olmak. Bağımlı olmak. -e bağlı olmak.

Theory of copyright dependent on society : Toplumsal yapıt hakkı kuramı. Her düşünü ürününün, yalnız onu yaratan iyesini değil, içinde yaşanılan toplumun da ürünü olduğunu savunan anlayış (ord. prof. e. hirş konuyu genişçe işlemiştir).

Dependent child : İstenilen yönde gelişebilmek için ana babası ve çevresindeki başka kimseler ile iyi ilişkiler kurmaya gereksinme duyan çocuk. 2-ana babasından, içinde yaşadığı toplumdan paraca ya da başka türlü yardım bekleyen çocuk. kendi kendine yetmeyen ve hareketlerinde bağımsız olamayan çocuk. Bakmakla yükümlü olunan çocuk. Bağımlı çocuk.

 

Dependent country : Bağımlı ülke.

İngilizce Dependent on Türkçe anlamı, Dependent on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dependent on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attached to : -e iliştirilmiş. Eklendiği yer. İliştirilmiş. -e ekli. -e zorunlu. Eklenmiş. -e ilişik. -e eklenmiş.

Bound up with : İlgili olmak. Bağlı olmak. -le ilgili.

Based on : -in üzerine kurulu. -e dayalı. Yola çıkarak. Temel alınarak. -e dayanarak. Bağlı olarak. -den kaynaklı olarak. -si temelinde. -sı temelinde.

Depending on : Bağlı olarak. Dayanarak. -e bağlı olarak. Müstenid.

Up to : -e kalmış. Değin. -e uygun. Yüksekliğine kadar. Yanına. -e kadar. -e kadar (azami bir miktar için). Yeterli. İla.

Contingent : Rastlantı. Olasılıklı. Zorunsuz. Saptanı. Olumsal. Beklenmedik olay. Türküm. Belkili. Birlik. Olası.

Being harnessed to : -e koşulmuş olma. -e eklenme. -e eklenmiş olma. -e bağlanma. -e koşulma. -e banlamış olma.

Contingent on : -e tabi. Şarta bağlanmış.

Clinging to : Sağlam şekilde tutunma. Bağlanma.

Dedicated to : Atfen. İtafen (doğrusu ithafen). İthafen. Bir şeyi birine tahsis etme. -e adanmış. -e tahsis edilmiş.