Clinging to türkçesi Clinging to nedir

  • -e bağlı.
  • [#bağ Bağlanma].
  • Sağlam şekilde tutunma.

Clinging to ile ilgili cümleler

English: We are still clinging to the dreams of our youth.
Turkish: Hâlâ gençliğimizin rüyalarına tutunuyoruz.

English: That child was clinging to his mother.
Turkish: O çocuk annesine sarılıyordu.

English: She was clinging to her father.
Turkish: O, babasına sarılıyordu.

English: The boy is clinging to his mother.
Turkish: Çocuk annesine tutunuyor.

English: She was still clinging to the hope that her dog would be found alive.
Turkish: O hâlâ köpeğinin canlı bulunabileceği umuduna tutunuyordu.

Clinging to ingilizcede ne demek, Clinging to nerede nasıl kullanılır?

Clinging : Çok bağlı. Sıkan. Ahtapot gibi. Yapışkan. Sıkı. Dar. Yapışan giysi. Tırmanma. Tırmanış. Sarılan.

To : Kadar. -e kadar. İle. E. Arasında. Göre. Karşı. E doğru. Ya. Oranla.

Ab intestato : (latince) vasiyet bırakmadan vefat (louisiana medeni yasası, abd).

Ab invito : Onun iradesine karşı.

Ab irato : Öfkeyle.

Abandon oneself to : Kendini kaptırmak. Kendini teslim etme. Dalmak. Tüm sınırları kaybetme. Bağımlı hale gelme (kendinden vazgeçme). -e kapılmak. Kendini -e vermek.

İngilizce Clinging to Türkçe anlamı, Clinging to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clinging to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ligation : Damar bağlama. Bağ. Bağlama veya tutturma eylemi (özellikle kanayan arter). Ligasyon. Bağlama. Bağlayan veya tutturan bir şey. Bağlama, bağlanma. ligatür konulması.

Binding : Çerçeve. Bağlama. Ciltleme işi. Kablo bağlantısı. Kenar süsü. İlişkilendirme. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Ödün. Kenar şeridi. Ciltleme.

Affiliation : Ekleme. Mensubiyet. Yakın ilişki. Evlat edinme. Birleştirme. Üyeliğe kabul bağlanma. Katma. Üyeliğe kabul. İlişki.

Bondings : Bağlayan. Bağlama. Birleştirme. Tutturma. Topraklama. Sahil duvarı. Yapıştırma. Yapışma.

Attachment : Haciz. El koyma (zorödetim). Ek. Parça. Bitiştirme. Bağlantı. Bilgisayar, hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alma. Arkadaşlık. Sevgi.

Bound up with : Bağlı olmak. -le ilgili. İlgili olmak.

Based on : -den kaynaklı olarak. -nın üzerine kurulu. İstinaden. -in üzerine kurulu. Bağlı olarak. -e dayalı. -den ötürü. -si temelinde. Baz alınarak.

Being linked : Bağlı olma. Ekli olma.

Attached to : Eklendiği yer. -e iliştirilmiş. -e eklenmiş. -e zorunlu. -e ilişik. İliştirilmiş. Eklenmiş. -e ekli.

Bonding : Yapıştırma. Birbirine bağlanma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Tutturma. Bağlamak. Yapışma. Bağlayan. Sahil duvarı.

Clinging to synonyms : fastening, combinations, up to, dependent on, depending on, commitment, involvement, dedicated to, contingent, bond, contingent on, combination, fastenings, involvements.