Kırım nedir, Kırım ne demek

Kırım; bir toplum bilimi terimidir.

"Kırım" ile ilgili cümle

  • "İçtenlik insanları kırımlara, cinayetlere, haksızlıklara sürüklemiş." - S. Birsel

Yerel Türkçe anlamı:

İndirim, kırma, ıskonto : Senedin kırımı nedir?

Çifçinin tarlayı süreceği ya da tohum atacağı zaman ayırdığı parçalar, bölümler : Tarlayı iki kırıma bölerek sürüyorum, dönek başı yakın olursa öküzler yorulmaz.

Peçete, yemek peşkiri : Sofrayı kurdun, kırımları getirmeği unuttun.

Toptan öldürme, kırıp geçirme

Köy sandığına yatırılan para.

Dokuma peşkir, yüz havlusu.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır şehri, Hani belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kırım anlamı, tanımı:

Et kırımı : Et kesimi.

Soykırım : Bir insan topluluğunu ulusal, dinsel vb. sebeplerle yok etme, jenosit, genosit, pogrom.

Kırım kırım : Kırıtarak, kırıta kırıta.

Kaza kırım ekibi : Uçak kazalarının nedenini, nasıl geliştiğini, ortaya çıkan hasarı karakutular incelenmeden önce ayrıntılı bir biçimde araştıran, bağımsız kurul.

 

Savunmasız : Savunma gücü olmayan.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Tutsak : Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse. Savaşta ele geçen düşman, esir. Gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan.

Toplu : Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topu olan. Bir arada, bütün, kombine. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Vücutça dolgun. Topunu, tamamını, bütününü içine alan.

Öldürülme : Öldürülmek işi.

Katliam : Kırım.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Kırım kanamalı ateşi : ailesinde, nayrovirüs cinsinde yer alan bir virüs tarafından oluşturulan, yaygın kanamalar, yüksek ateş ve karaciğer nekrozlarıyla belirgin çiftlik hayvanlarının zoonoz nitelikli ölümcül hastalığı. Kan, vücut salgıları ve Hyalomma türü kenelerle taşınır, Kırım-Kongo kanamalı ateşi.

Kırım kertenkelesi : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, gerçek kertenkelegiller (Lacertidae) familyasından, Asya ve Karadeniz bölgesinde yaşayan bir tür. (zooloji) (Lacerta taurica): Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının özkertenkelegiller (Lacertidae) familyasından bir sürüngen türü. Güney Batı Asya, Doğu Karadeniz bölgesinde yaşar.

 

Kırım-kongo kanamalı ateşi : Kırım kanamalı ateşi.

Kırım-kongo virüs : Kongo virüs.

Kırımini : Aksaray ilinde, Ağaçören ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kırımkaya : Erzurum şehri, Karaköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kırımoluk : Yozgat ilinde, Aydıncık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Kırımsa : Yakacak, çerçöp. Kırağı. Dolu : Kırımsa yağıyor. Yeri beyazlatacak kadar yağan ince kar : Bu gece kırımsa yağmış. Çiğ. İnce bulgur. Kırıntı. [Bakınız: karımsa] [Bakınız: karımsı]

Kırımsız : Aç gözlü.

Kırım ile ilgili Cümleler

  • Kırım Tatar Türkçesi'nde gümüşe "kümüş" denilir.
  • Tatoebada Kırım Tatarcası pek yaygın değil.
  • Kırım'da bu hayvanlar daha değerli sayılırlardı.
  • Kırım Tatarcası'nda uçağa "uçaq" deniliyor.
  • Kırımtatar sınıfları açıldı.
  • Ana dili Kırımtatar Türkçesi olanlar kendi dillerinde konuşmadıkları sürece dilleri ölmeye yüz tutaduracaktır.
  • Şimdilik tatoebada Kırım Tatarca pek yaygın değil.
  • Kırım'da iki hörgüçlü develer vardı.
  • Kimin ordusu Kırım'da?
  • Ben yedi yıl Kırım'da yaşamadım.
  • En küçük yaşta etraftakilere bakıp, ses ve hareketlerini tekrarlamasıyla onlarla iletişim kurmaya "tırışmaq" demektir Kırımtatar Türkçesi'nde.
  • Bazıları benim Kırımtatar Türkçesi cümlelerime kuşku duyuyor olabilirler. Ama kaynaklardan yararlanıyorum.
  • Kırımtatar Türkçesi'nde ağustosa "arman" deniliyor.
  • Kırım Tatar Türkçesi'nde "ayakkabı" için "ayaqqap" denir.

Diğer dillerde Kırım anlamı nedir?

İngilizce'de Kırım ne demek? : n. Crimea, peninsula in southern Ukraine almost totally surrounded by the Black Sea and the Sea of Azov

n. dirt, filth, grime, smear, smirch, soil, stain, tarnish

n. field, wilderness, grayness, bent, fell, grizzle, Moor, moorland, prairie

Almanca'da Kırım : n. Abschlachtung, Gemetzel, Metzelei

Rusça'da Kırım : n. истребление (N), избиение (N)

npr. Крым (M)