Slaughter türkçesi Slaughter nedir
- Toplu katliam yapmak.
- Mahvetmek.
- Bozguna uğratmak.
- Kesmek.
- Kıyım.
- Hayvan kesmek.
- Kırım.
- Kılıçtan geçirmek.
- Katliam yapmak.
- Katletmek.
- Kesmek (kasaplık hayvanı).
- Boğazlamak.
- Öldürmek.
Slaughter ile ilgili cümleler
English: How can you just stand there and do nothing while your countrymen are slaughtered?
Turkish: Adamlarınız kıyıma uğrarken burada bir şey yapmadan nasıl durabiliyorsunuz?
English: I cannot slaughter a bull by myself. I need two people to help me.
Turkish: Tek başıma bir boğayı kesemem. Bana yardım edecek iki kişiye ihtiyacım var.
English: Commentators have variously described the sound of vuvuzelas as "annoying" and "satanic" and compared it with "a stampede of noisy elephants", "a deafening swarm of locusts", "a goat on the way to slaughter", "a giant hive full of very angry bees", and "a duck on speed".
Turkish: Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
English: Have you ever slaughtered a sheep?
Turkish: Hiç bir koyun kestin mi?
English: Ali is slaughtering a sheep.
Turkish: Ali bir koyun kesiyor.
Slaughter ingilizcede ne demek, Slaughter nerede nasıl kullanılır?
Slaughter house : Mezbaha. Hayvanların et elde etmek amacıyla kesildikleri yer. Kesimhane. Salhane.
Slaughter looses : Kesim firesi. Karkas ağırlığıyla kesim öncesi ağırlığı arasındaki farkın kesim öncesi ağırlığına oranı.
Slaughter weight : Kesimden en az 12 saat önce yem verilmesinin kesilip kesimden hemen önce hayvanın gübre ve çamur kirleri temizlenerek belirlenen canlı ağırlığı. Kesim ağırlığı.
Comparative slaughter technique : Karşılaştırmalı kesim tekniği. Daha ucuz ve hayvanlar doğal koşullarda tutulduğundan daha pratik sonuçlar veren, karkas analizleri yapılarak hayvan vücudunda biriken enerjinin ölçülmesi.
Halal slaughter : Helal kesim. Kasaplık hayvanların islam dininin kurallarına göre kesilmesi.
Kosher slaughter : Koşer kesim. Kasaplık hayvanların musevi dininin kurallarına göre kesilmesi.
Slaughterer : Katil. Kasap (mezbaha).
Slaughterhouses : Kesimhane. Mezbaha. Toplu katliam. Kıyım. Kesim tesisleri.
Slaughtering : Boğazlamak. Toplu katliam yapmak. Kesmek. Katletmek. Kesim. Mahvetmek. Bozguna uğratmak. Kesim (hayvan). Kılıçtan geçirmek.
Slaughterhouse residues : Mezbaha yan ürünleri. Mezbaha kalıntıları.
İngilizce Slaughter Türkçe anlamı, Slaughter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slaughter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trounce : Pataklamak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Dayak atmak. Sopa çekmek. Fırça atmak. Azarlamak. Dövmek. Cezalandırmak. Fırça çekmek.
Murder : Adam öldürme. İçine etmek. Kasten öldürmek. Bozmak. Cinayet. Kıymak. Ölüm. Berbat etmek.
Assassinates : Suikast yapmak. Suikast düzenlemek. Suikastta bulunmak.
Croaked : Gümlemek. Nalları dikmek. Boğuk ses çıkarmak. Fertiği çekmek. Ölmek. Cavlamak. Nallamak. Vraklamak. Karga gibi ötmek.
Genocide : Jenosit. Genel soykırım. Genosit. Katliam. Soykırım. Jenosid.
Genocides : Genel soykırım. Genosit. Katliam. Jenosit. Soykırım. Jenosid.
Bankrupts : Borcunu ödeyememiş. İflas. Çökertmek. İflas etmiş kimse. İflas etmiş. İflas ettirmek. Batkın. Batırmak. Yoksun kimse.
Blow the whistle on : Islıklamak. Sona erdirmek. Ele vermek. Herkese duyurmak. İhbar etmek. İlan etmek. Durdurmak. İtiraz etmek.
Bloodshedding : Cinayet. Katliam. Kan dökme.
Butchers : Doğramak.
Slaughter synonyms : putting to death, garotte, beggaring, butcheries, garroting, cut, sabre, checkmating, scupper, arrest, massacres, defeat, checkmate, garroted, slays, bankrupted, destroys, chine, killed, do to death, massacred, cut to pieces, assassinating, abridging, garrotte, barbarized, blow away, croaks, butchered, pogroming, massacring, barbarizes, mincing.
Slaughter zıt anlamlı kelimeler, Slaughter kelime anlamı
Victory : New york eyaletinde yerleşim yeri. Muzafferiyet. Başarı. Yengi. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Galebe. Utku. Galibiyet. Zafer.
Slaughter ingilizce tanımı, definition of Slaughter
Slaughter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of killing. To slay in battle. To visit with great destruction of life. To kill.

Bu kısımda Slaughter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slaughter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slaughter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slaughter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.