Parasitic türkçesi Parasitic nedir
- Asalak özelliği gösteren, asalak biçiminde yaşayan, asalağa bağlı, asalaktan ileri gelen.
- Parazit.
- İç türemeli.
- Parazitik.
- Parazitli.
- Asalaklarla ilgili.
- Asalak.
- Asalağa bağlı, asalak sayılan, asalaktan ileri gelen.
- Asalak ile ilgili.
- Parazit ile ilgili.
- Asalaksal.
- Yayını bozan.
Parasitic ingilizcede ne demek, Parasitic nerede nasıl kullanılır?
Parasitic advertising : Parazit reklamcılık. Bir firmanın bir üretim biriminin yaptığı reklamın firmanın diğer bir üretim biriminin mallarına yönelik istemi olumsuz etkilemesi.
Parasitic animal : Asalak yaşama uymuş bulunan ilkel ya da yüksek yapıda hayvan; asalak hayvan. Hayvansal asalak.
Parasitic bees : Bitki asalağı böcek kurtçuklarında da geliştiği için, tarımsal savaşın doğal silahlarından sayılan, uzun duyargalı, zarkanatlı böcekler familyası; tırtırsinekleri. Asalak arılar.
Parasitic block : Parazitin normal olmayan konağında tam olmayan gelişimi. genellikle bu durum larva göçünün oluşumundan sorumludur. Paraziter blok.
Parasitic bronchitis : Parazitik bronş yangısı. Evcil hayvanların bronşlarında akciğer kıl kurtlarının neden olduğu, öksürük ve solunum güçlüğüyle belirgin bronşit tablosu. hastalık koyun, sığır, keçi ve domuzlarda hoose adını almakta at, eşek, köpek ve kedilerde de görülmektedir, verminöz bronşit. öksürük ve solunum güçlüğüyle seyreder.
Parasitic current : Parazit akım.
Parasitic gastroenteritis : Parazitlerin neden olduğu mide-bağırsak yangısı. Paraziter gastroenteritis.
Parasitic cyst : Parazitik kist. Parazit larvaları tarafından oluşturulan kist. Parazit kisti.
Parasitic city : Asalak kent. Aşırı ölçüde büyümesi, işsiz oranının yüksekliği, üretim işlevini yeterince yerine getirememesi ve tüketim eğilimlerini kamçılayıcı nitelikleriyle ülke ekonomisine katkıda bulunmak yerine, yük olan kent.
Parasitic disease : Asalaksal hastalık. Paraziter hastalık. Asalaklardan ileri gelen hastalık; asalak iğezi. (uyku hastalığı, sıtma, uyuz, külleme, birer asalaksal hastalıktırlar.).
İngilizce Parasitic Türkçe anlamı, Parasitic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parasitic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bloodsucker : Sülük. Kan emici.
Entozoan : İçparazit. İç parazit (ör. bir bağırsak kurdu veya tenyası).
Helminth : Bağırsak solucanı. Solucan, kurtcuk veya şerit biçiminde asalak grubu, bağırsak paraziti. Kurt. Helmint.
Atmospherics : Radyo paraziti. Atmosferik parazitler. Müşterileri çeken ve onların alışveriş ihtiyaçlarını karşılayan fiziki özellikler ve güzellikler. Atmosferikler. Parazit (yayın). Atmosfer paraziti. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Radyo gürültüsü. Çevre güzellikleri.
Cestodes : Platyhelmintes şubesinde bulunan skoleks, proliferasyon bölgesi ve strobiladan meydana gelmiş, dorsoventral basık sindirim sistemi bulunmayan hermafrodit, şerit benzeri, uzun, yassı ve boğumlu bağırsak asalakları, sestodlar. Bağırsak kurdu. Cestoidea sınıfında gerçek şeritleri içeren alt sınıf, eucestoda, cestoda. bu alt sınıfta bulunan türlerin erişkinleri alttan üstten basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan (archigetes türleri hariç), polizoik (caryophyllidea ailesindeki caryophyllaeus laticeps ve spathebothriidea ailesineki türler hariç), protandrik hermafrodit (dioecocestidae ailesinde bulunan türler hariç), uzunluğu 1 mm ile 25 m arasında değişen canlılardır. vücudları genellikle skoleks, proliferasyon bölgesi ve birkaç ila dört bin halkadan oluşan strobiladan meydana gelmiştir. erişkinler omurgalıların sindirim sitemi ve ilgili kanallarında parazitlenirken, larvalar (sistiserkus, sönurus, hidatit, sparganum) çeşitli organ ve dokularda bulunabilmektedirler. 11 takımın ikisi (pseudophyllidea ve cyclophyllidea) insan ve hayvanlarda parazitlenen türleri içermektedir. Şeritler. Kurt. Sestod. Bağırsak şeridi.
Endoparasite : İç parazit. İçasalak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konakçının içinde yaşayan asalak. (sığırtenyası bir içasalaktır.). İçparazit. Diğer bir organizmanın içinde yaşayan parazit. iç parazit, endoparazit. Endoparazit. Konakçının iç organlarında yaşayan ve metabolizması konakçıya bağlı olan parazit, endoparazit, iç parazit.
Hanger on : Hayran. Ahtapot. Dalkavuk. Beleşçi. Yalaka. İzleyici. Yağcı. Çanak yalayıcı.
Drones : Vızıltı. Tembellik etmek. Homurdanmak. Erkek arı. Pes ses tonu. Haylazlık etmek. Başkasının sırtından geçinmek. Uzaktan kumandalı uçak. Tembel.
Parasitic synonyms : leechlike, parasital, parasitical, drone, droned, stray, bloodsucking, cadger, excrescent, dependent, freeloaders, free rider, leech, entozoon, bloodsuckers, parasites, cestoid, cestode, cadgers, fetus in fetu, freeloader, parasite.
Parasitic zıt anlamlı kelimeler, Parasitic kelime anlamı
Independent : Hür. Serbest. Kendi geçimini sağlayan. Maddi yönden bağımsız. Ayrı. Başına buyruk. Bağımsız. Kendi geliri ile geçinebilen. Bağımsız (ekonomik açıdan). Müstakil.
Parasitic ingilizce tanımı, definition of Parasitic
Parasitic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fawning for food or favors. Sycophantic. Of the nature of a parasite.

Bu kısımda Parasitic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parasitic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parasitic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parasitic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.