Cestodes türkçesi Cestodes nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Parazit.
  • Sestod.
  • Bağırsak kurdu.
  • Platyhelmintes şubesinde bulunan skoleks, proliferasyon bölgesi ve strobiladan meydana gelmiş, dorsoventral basık sindirim sistemi bulunmayan hermafrodit, şerit benzeri, uzun, yassı ve boğumlu bağırsak asalakları, sestodlar.
  • Kurt.
  • Cestoidea sınıfında gerçek şeritleri içeren alt sınıf, eucestoda, cestoda. bu alt sınıfta bulunan türlerin erişkinleri alttan üstten basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan (archigetes türleri hariç), polizoik (caryophyllidea ailesindeki caryophyllaeus laticeps ve spathebothriidea ailesineki türler hariç), protandrik hermafrodit (dioecocestidae ailesinde bulunan türler hariç), uzunluğu 1 mm ile 25 m arasında değişen canlılardır. vücudları genellikle skoleks, proliferasyon bölgesi ve birkaç ila dört bin halkadan oluşan strobiladan meydana gelmiştir. erişkinler omurgalıların sindirim sitemi ve ilgili kanallarında parazitlenirken, larvalar (sistiserkus, sönurus, hidatit, sparganum) çeşitli organ ve dokularda bulunabilmektedirler. 11 takımın ikisi (pseudophyllidea ve cyclophyllidea) insan ve hayvanlarda parazitlenen türleri içermektedir.
  • Bağırsak şeridi.
  • Şeritler.

Cestodes ingilizcede ne demek, Cestodes nerede nasıl kullanılır?

 

Cestode neck : Sestot boynu. Birçok sestotta skoleksle strobila arasında bulunan halkalanmanın olmadığı kısım.

Cestode : Sestod. Parazit. Cestoda alt sınıfının herhangi bir üyesi. Kurt. Bağırsak şeridi. Bağırsak kurdu.

Metacestode : Metasestod. Sestotlarda onkosferin metamorfozundan sonra görülen larval evresi. Metasestot. Sestodlarda onkosferin metamorfozundan sonra görülen larval evresi.

Cestoda : Asalak solucan. Şerit solucan. Tenya. Tenyalar. Şerit solucanlar.

Cestodiasis : Sestodiyaz. Sestod enfeksiyonu. Sestodiyazis.

Cestodology : Sestodlar üzerinde çalışan bilim dalı. Sestodoloji.

Cestodifuge : Sestodları felç eden antelmentikler. Sestodifüj.

Ancestor worship : Ruhların yaşayanların hayatları etkileyebileceği düşüncesiyle ölü aile üyelerinin saygı gösterilen dini adet. Atalara tapınma.

Cestoid : Kurt. Bağırsak şeridi. Sestodlara benzeyen. Parazit. Sestoid.

Cestodicide : Sestodları öldüren antelmentikler. Sestodisit. Sestodları öldüren ilaçlar.

İngilizce Cestodes Türkçe anlamı, Cestodes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cestodes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Platyhelminth : Yassı solucan. Yassı kurt. Alttan ve üstten basık, bilateral simetrik, bölütsüz, vücut boşluğu, trematodlar hariç sindirim sistemi, iskelet, solunum ve dolaşım sistemleri bulunmayan, anüsleri oluşmamış, kimisi serbest, kimisi asalak yaşayan, asalak olanlarda döl değişimi ve başkalaşım görülen, vücut yüzeyi tegumentle kaplı, boşaltı sistemi olarak görev yapan bir protonefridyuma sahip, genellikle hermafrodit olan, türbelarlar (turbeleria), trematodlar (trematoda), şeritler (cestoda) olmak üzere üç sınıfı içine alan bir bölüm, yassı kurtlar. platyhelminthes şubesinde bulunan herhangi bir üye.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Mite : Uyuzböceği. Mayt. Akçe. Böcekçik. Zerre. Kuruş. Çocuk. Akar. Ufacık şey.

Caterpillar : Traktör zinciri. Kelebeklerin kurt şeklinde olan larvalarına verilen ad. Palet. Bir pervane yada kelebeğin kurtçuk benzeri larvası. Tırtıl. İş makinesi. Kelebek kurtçuklarının özel adı. Katerpiller.

Cestoda : Şerit solucan. Tenya. Asalak solucan. Tenyalar. Şerit solucanlar.

Helminth : Solucan, kurtcuk veya şerit biçiminde asalak grubu, bağırsak paraziti. Bağırsak solucanı. Helmint.

Worm : Kurt dökmek. Korkak. Kurtçuk. Ödlek. Solucanlardan arıtmak. Solucan gibi kıvrılarak ilerlemek. Platyhelminthes, annelida, acanthocephala ve aschelminthes şubelerinde bulunan yumuşak gövdeli, çıplak, uzunlamasına vücut yapısına sahip omurgasız canlılar, vermis. En çok ufak boylu solucanlara ve böcek kurtçuklarına, seyrek olarak böceklere ya da başka eklembacaklılara verilen ortak ad.

Entozoa : İç parazit (ör. bir bağırsak kurdu veya tenyası). Bağırsak kurtları.

Tapeworm : Abdestbozan. Şeritgiller sınıfından yassı solucanların ortak adı; tenya. Bağırsak solucanı. Şerit. Tenya.

Wormed : Kurtlarını dökmek. Solucan. Kurt dökmek. Köpeğin dilaltı sinirini kesmek. Kurt aramak. Solucan gibi kıvrılarak ilerlemek. Bağırsaklarındaki kurtları düşürmek (bir hayvanın). Kurtçuk.

Cestodes synonyms : taeniidae, phylum platyhelminthes, family taeniidae, pipings, platyhelminthes, class cestoda, piping, parasitic worm, flatworm, maggot, gapeworm, fasciae, abaxial, a c syndrom, entozoan, a amplitude mod, hard boiled, abdominal pain, old hand, tenia, endoparasite, strips, abdominal ovariectomy, grey wolf, cadger, maggots, abdominal distention, abdomen, taenia, a clay, abattoir, borer, abamectin.