Bloodless türkçesi Bloodless nedir

Bloodless ingilizcede ne demek, Bloodless nerede nasıl kullanılır?

Bloodlessly : Cansız bir şekilde. Kansız bir şekilde. Renksiz olarak. Duygusuz bir şekilde. Solgun bir halde.

Bloodlessness : Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi. Anemi. Kansızlık.

Bloodletter : Kan alan. Tıbbi amaçlarla kan alan kimse. Kan alma uzmanı.

Bloodletting : Damardan kan alma. Katliam. Kan çekme. Kan alma (hastadan). Kan çıkarma. Personel sayısını düşürme. Şiddetli tartışma. Kan dökme. Personel azaltımı. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme.

Bloodlettings : Kan dökme. Personel azaltımı. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme. Kan alma (hastadan). Kan çekme. Kan çıkarma. Şiddetli tartışma. Damardan kan alma. Personel sayısını düşürme. Katliam.

Bloodline : Aynı genetik kökenden olan hayvanların sürekli olarak yetiştiricilikte kullanılması. Soy. Soy kütüğü. Aile şeceresi. Nesep. Kan hattı. Nesil.

Blood agar : Hemoliz reaksiyonun belirlenmesi için kullanılan, içerisine % 5-7 kan eklenerek hazırlanan besi yeri. Kanlı agar.

 

Blood aspiration : Kesim sırasında damarlardan çıkan kanın soluk borusuyla akciğerlere çekilmesi. genellikle mezbahalarda ve yerde kesilen hayvanlarda dikkati çeker. çok sayıda küçük ve parlak kırmızı odaklar halinde görülmesi nedeniyle akciğer kanamalarından ayırt edilir. Kan aspirasyonu.

Bloodlust : Kana susamışlık.

Bloodlines : Nesil. Soy. Soy kütüğü. Nesep. Aile şeceresi.

İngilizce Bloodless Türkçe anlamı, Bloodless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloodless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deadest : Sönmüş. Acımasız. Unutulmuş. Kullanılmayan. Bozuk. En solgun. Çıkmaz. Ölü. Keskin. Ölmüş.

Crasser : Aptal. Bön. Aşırı. Dangalak (argo terim). Ahmak. Densiz. Dangalak. Kaba.

Dead : Unutulmuş. Işığı öldürme. Sönük. Acımasız. Gerilimsiz. Çıkmaz. Ölü zaman. Işığı öldürmek. Ölü (renk).

Deadpans : İfadesiz. Ölü gibi. İfadesiz bir şekilde söylemek veya yapmak. Anlamsız.

Disinterested : Karşılık beklemeden yapılan. Tarafsız. Bir konuyla hiçbir ilgisi olmayan. Ön yargısız. Yansız. Kişisel duygularla etkilenmeyen. Umursamaz. Lakayıt. Önyargısız.

Dullest : En sıkıcı olanı. Kör. Mat. En soluk olanı. En ruhsuz olanı. Soluk. En anlayışsız olanı. Donuk. Ağır.

Doughy : Güçsüz. Pelte gibi. Hamursu. Yufka gibi. Hamur gibi.

Crassest : Densiz. Görgüsüz. Kaba. Galiz. Dangalak (argo terim). İncelikten yoksun. Aptal. Aşırı. Ahmak.

Decoloured : Solmuş. Soluk. Boyası çıkmış. Rengi olmayan.

Bovine : Hantal. Durgun. İnek gibi. Uyuşuk. Sığır gibi. Sıkıcı. Büyükbaş. Ağır. Sığırla ilgili.

 

Bloodless synonyms : unbloody, exsanguinous, blunts, nonlethal, ashy, faded, coldest, anaemic, doughier, beside the mark, asleep, dead alive, deadpanned, distant, as cold as charity, nonfatal, achroous, abiotrophic, arid, anemic, aloof, apathetical, achromatous, callous, apathetic, deader, careless, acetal, achromatic, doughiest, abiotic, passionless, blunter.

Bloodless zıt anlamlı kelimeler, Bloodless kelime anlamı

Alive : Faal. Canlı. Diri. Farkında. Diri diri. Hayatta. Elektrikli. Elektrik yüklü. Sağ. Haberdar.

Bloody : Müthiş. Lanet olası. Kanlanmış. Fazlasıyla. Uğursuz. Süper. Kanatmak. Kan gibi. Kanla kaplı. Kanayan.

Bloodless ingilizce tanımı, definition of Bloodless

Bloodless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lifeless. As, bloodless cheeks. Dead. Destitute of blood, or apparently so.