Bloodlessness türkçesi Bloodlessness nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kansızlık.
  • Anemi.
  • Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi.

Bloodlessness ingilizcede ne demek, Bloodlessness nerede nasıl kullanılır?

Bloodless : İnsanca duygulardan yoksun. Öldürücü olmayan. Renksiz. Kan dökmeden yapılan. Hissiz. İlgisiz. Solgun. Cansız. Kansız. Ruhsuz.

Bloodlessly : Kansız bir şekilde. Renksiz olarak. Duygusuz bir şekilde. Cansız bir şekilde. Solgun bir halde.

İngilizce Bloodlessness Türkçe anlamı, Bloodlessness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloodlessness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Hypochromic anemia : Hipokromik anemi. Alyuvarların taşıdığı hemoglobin miktarının çok düşük düzeyde olduğu, alyuvarların çaplarının ve sayılarının azaldığı, demir eksikliğine ilgili olarak biçimlen anemi çeşidi. Hipokrom anemi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Oligocythemia : Oligositemi. Kandaki kan yuvarlarının azalması ile tanımlanan anemi türü (patoloji). Kanda alyuvar sayısının ileri derecede azalışı, alyuvar azlığı. kanın hücresel elemanlarının eksikliği. Alyuvar azlığı.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Greensickness : Bir çeşit kansızlık. Kloroz. Genç kadınlarda kansızlıktan ileri gelen bir hastalık. (bir tür) kansızlık.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Bloodlessness synonyms : a cell, aardvark, abductor muscle, anaemia, abacus bodies, exsanguinity, aardwolf, abambulacral area, anemia, sunniness, acacia, a protein, abiotic factor.