Anafor nedir, Anafor ne demek
Anafor; bir coğrafya terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.
- Girdap.
- Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey

- Karmakarışık bir durum.
"Anafor" ile ilgili cümle
- "Korkunç bir anaforun öfkesine kapılmış, sağa sola savrulup duruyorlar." - A. İlhan
Anafor hakkında bilgiler
Anafor, deniz ya da ırmak sularının bir eksen çevresinde dönme hareketidir. Girdap olarak da bilinir. Denizlerdeki anaforların nedeni genellikle ters yönlü gelgit dalgalarının, akıntıların ya da rüzgârların karşılaşmasıdır. Irmaklarda ise kıyının çıkıntı yaparak suya dairesel bir dönme hareketi verdiği yerlerde küçük anaforlar görülebilir. Bir anaforda sular dairesel bir hareketle dönerken merkezkaç kuvvetinin etkisiyle çevreye doğru itilir ve dairenin ortasında bir boşluk oluşur. En ünlü anaforlardan biri, Norveç açıklarındaki Maelström'dür.
Anafor tanımı, anlamı:
Girdap : Tehlikeli yer veya durum. Bir engelle karşılaşan su veya hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor.
Anafora kaptırmak : Başkasının emeksiz ve karşılıksız olarak yararlanmasına sebep olmak.
Anaforcu : Yolsuzlukla kazanç peşinde olan kimse.
Anaforculuk : Anaforcu olma durumu.
Anafordan : Yolsuzluk yaparak.
Anaforlama : Anaforlamak işi.
Anaforlamak : Yolsuzluk yaparak kazanç elde etmek.
Anaforlu : Akıntılı, cereyanlı.
Karmakarışık : Huzursuz, kararsız, karmaşık. Dağınık, düzensiz, çok karışık.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Yolsuzluk : Yolsuz olma durumu. Parasızlık. Bir görevi, bir yetkiyi kötüye kullanma.
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Çokluk, yoğunluk. Aydaki düzlükler. Geniş alan. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
Irmak : Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
Eksen : Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Çizgi. Dingil. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver.
Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Yağlık.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Ancak, yalnız. Bir kez. Sadece. Aynı, benzer. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda.
Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.
Diğer dillerde Anafor anlamı nedir?
İngilizce'de Anafor ne demek? : n. eddy, circular current, gulf, suck, swirl, vortex, whirlpool
Fransızca'da Anafor : à contre-courant, (denizde) tournant [le], remous [le]
Almanca'da Anafor : n. Gegenströmung
Rusça'da Anafor : n. противоток (M), завихрение (N), прибой (M)

Bu kısımda Anafor nedir? Anafor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Anafor tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Anafor hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.