Sugarcoat türkçesi Sugarcoat nedir

  • Güzel ve masum bir kisve altında saklamak (kötü bir şeyi).
  • Ballandırmak.
  • Şekerle kaplamak.
  • Daha çekilir bir hale sokmak (zor veya tatsız bir şeyi).

Sugarcoat ile ilgili cümleler

English: Don't sugarcoat it.
Turkish: Onu ballandırma.

Sugarcoat ingilizcede ne demek, Sugarcoat nerede nasıl kullanılır?

Sugarcoating : Daha çekilir bir hale sokmak (zor veya tatsız bir şeyi). Güzel ve masum bir kisve altında saklamak (kötü bir şeyi). Şekerle kaplamak. Ballandırmak.

Sugarcoats : Ballandırmak. Daha çekilir bir hale sokmak (zor veya tatsız bir şeyi). Şekerle kaplamak. Güzel ve masum bir kisve altında saklamak (kötü bir şeyi).

Sugarcane : Şekerkamışı. Şeker kamışı.

Sugar acids : Şeker asitleri. Aldoz şekerlerin aldehit grubunun ve/veya birincil alkol grubunun oksitlenerek karboksil grubuna dönüşmesiyle oluşan asitler.

Sugar alcohols : Şeker alkolü. Monosakkaritlerin karbonil grubunun basınçlı hidrojen gazı altında veya metal katalizörlerin mevcudiyetinde indirgenmesiyle oluşan alkoller, alditoller. Şeker alkolleri.

Sugar beet : Kazayağıgiller (chenopodiaceae) familyasından, birinci yılda yumru oluşturan, ikinci yılda çiçek açan, yumrularından şeker elde edilen, iki yıllık, yumrulu, otsu bitki. Şekerpancarı. Şeker pancarı.

Sugar cane : Buğdaygiller (gramineae, poaceae) familyasından, 3-5 m kadar boyda, bitki öz suyunda yüksek miktarda sakkaroz bulunan, adana ve civarında kültürü yapılan çok yıllık bir bitki. Şeker kamışı. Şekerkamışı şekeri. Şekerkamışı.

 

Sugar basin : Şeker kutusu. Şekerlik. Şeker kabı.

Sugar cane molasses : Şeker kamışından sükroz üretilirken ele geçen en az % 43 toplam şeker içeren bir yan ürün. Şeker kamışı melası.

Sugar beet molasses : Pancar melası. Şeker pancarından sükroz üretilirken ele geçen, toplam % 48'den daha az olmayan şeker içeren bir yan ürün.

İngilizce Sugarcoat Türkçe anlamı, Sugarcoat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sugarcoat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adorn : Süslemek. Şişirmek. Renk katmak. Tezyin etmek. Donatmak. Bezemek. Donamak. Güzelleştirmek. Abartmak.

Dulcify : Tatlılaştırmak. Yumuşatmak. Yatıştırmak. Dindirmek.

Sugar coat : Şeker kaplamak.

Romancing : Romantizm. Macera yazmak. Latin dil ailesinden diller. Abartmak. Uydurmak. Aşk hikayesi anlatmak. Atıp tutmak. Serüven. Romans.

Romance : Latince kökenli diller. Roman. Aşk macerası. Palavra atmak. Kuyruklu yalan. Macera. Latince kökenli dilde yazılmış kitap. İçli aşk ve serüven romanı. Uydurmak.

Spin : Dönme. Örümcek ağ örmek. Bükmek. Fırıl. Diklemesine indirmek. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. Örmek (ağ, koza vb). Dönü. Dönmek. Uydurmak.

Ice : Pasta kaplama şekerlemesi. Öldürmek. Pırlanta. Suyun katı biçimi. Dondurma. Üzerine krema sürmek. Değerli taş. Dondurmak. Buzlanmak.

 

Sweeten : Pohpohlamak. Tatlı yapmak. Tatlandırmak. Tatlanmak. Tatlılaştırmak. Daha hoş yapmak. Şeker koymak. Tatlılaşmak. Yumuşamak. Yumuşatmak.

Romanced : Uydurmak. Romans. Koşuk. Palavra atmak. Latin dil ailesinden diller. Atıp tutmak. Aşk hikayesi anlatmak. Romantizm. Abartmak.

Embroider : Üzerine nakış işlemek. Oyalamak. Hayalinden bir şeyler katarak anlatılanı süslemek. İşleme. Nakışla süslemek. Allayıp pullamak. Süslemek. Şişirmek. Abartmak.

Sugarcoat synonyms : dulcorate, sugarcoats, ices, sugarcoating, embroiders, glaze, edulcorate, candy.

Sugarcoat zıt anlamlı kelimeler, Sugarcoat kelime anlamı

Sour : Mayhoş. Zehir etmek. Huysuzlaşmak. Somurtmak. Bozmak. Süt kesilmek. Ekşimek. Ekşi. Zehir olmak. Kesilmek.