Romance türkçesi Romance nedir

  • Kuyruklu yalan.
  • Aşk macerası.
  • Aşk hikayesi.
  • Aşk.
  • İçli aşk ve serüven romanı.
  • Aşk romanı.
  • Aşk hikayesi anlatmak.
  • Roman.
  • Hayal.
  • Latince kökenli dilde yazılmış kitap.
  • Masal.
  • Serüven.
  • Romans.
  • Uydurmak.
  • Şişirmek.
  • Cazibe.
  • Öykü.
  • Düşsel nitelik.
  • Ballandırmak.
  • Abartarak anlatmak.
  • Martaval.
  • Macera.
  • Kahramanlık hikayesi.
  • Latin dil ailesinden diller.
  • Düş.
  • Romantizm.
  • Büyü.
  • Çekicilik.
  • Palavra atmak.
  • Koşuk.
  • Latince kökenli diller.
  • Abartmak.

Romance ile ilgili cümleler

English: I found out Tom likes romance novels.
Turkish: Tom'un aşk romanlarından hoşlandığını keşfettim.

English: I think you've read too many romance novels.
Turkish: Sanıyorum çok sayıda aşk romanı okudun.

English: I love romance novels.
Turkish: Aşk romanlarını seviyorum.

English: Can you recommend a romance novel for me?
Turkish: Benim için bir aşk romanı tavsiye edebilir misin?

English: I think that maybe I should stop reading romance novels.
Turkish: Belki aşk romanları okumayı durdurmam gerektiğini düşünüyorum.

Romance ingilizcede ne demek, Romance nerede nasıl kullanılır?

Romance daylight time : Romance yaz saati.

Romance peoples : Latin kökenli halklar.

Romance standard time : Romance standart saati.

Rhaeto romance : Rhaeto-latin dillerine ait.

Romanced : Abartmak. Latin dil ailesinden diller. Palavra atmak. Macera yazmak. Atıp tutmak. Uydurmak. Romantizm. Romans. Aşk hikayesi anlatmak. Ballandırmak.

 

Necromancers : Ruh çağıran. Büyücü. Sihirbaz. Ruh çağıran falcı.

Arthurian romances : Arthur romansları. Arthur devri romansı.

Romances : Kahramanlık hikayesi. Çekicilik. Masal. Macera. Latince kökenli dilde yazılmış kitap. Büyü. Kuyruklu yalan. Latin dil ailesinden diller. Düşsel nitelik. Latince kökenli diller.

Romancers : Macera romanı yazarı. Uydurukçu. Palavracı.

Neuromancer : Siberpunk william gibson tarafından yazılan ödüllü bilimkurgu romanı.

İngilizce Romance Türkçe anlamı, Romance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Romance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affinities : Benzeşme. Benzerlik. İlgi. İlişki. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Dünürlük. Akrabalık. Yakınlık.

Gypsy : Çingene. Bkz.gipsy. Roman gibi yaşayan kimse. Çingenece.

Palavering : Pohpohlamak. Pohpohlama. Boş laf etmek. Yerlilerle görüşmek. Yaltaklanmak. Boş sözler. Yağ çekmek. Palavra. Boş laf.

Bloat : Abdominal distansiyon. Tütsülemek (balık). Şişmek. Kabartmak. Şişkinlik. Karın şişkinliği, şiplenium, humor. genç tavşanlarda bağırsak yangısının sonucunda biçimlenen karnın şişkin görünümü. Tuzlamak ve tütsülemek. Kabarmak.

Humbug : Saçmalık. Üçkağıt. Palavra. Aldatmak. Sahtekarlık. Dümen. Kazık atmak. Şarlatanlık. Üçkağıtçılık yapmak. Nane şekeri.

Luv : Sevgilerle. Sevgi.

Adapt : Uymak. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. İntibak ettirmek. Adapte olmak. Uymakalıntı yapmak. Alışmak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Aktarmak. Adapte etmek. Uyarlamak.

 

Novel : Orijinal. Eşi benzeri olmayan. Alışılmamış. Yeni. Acayip. Değişik. Özgün. Yeni çıkmış.

Carry too far : İleri götürmek. Aşırıya kaçmak. Çizgiyi aşmak.

Coin : Tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Bozuk para. Sözcük uydurmak. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para. Madeni para. Sikke. Küçük birimler üzerine basılmış madeni para. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Söz türetmek. Maden para.

Romance synonyms : chimerism, romanced, aggrandized, overdrew, bulks, aggrandise, day dreaming, adjust, swaggers, accommodated, attunes, rom, reverie, appealingness, narratives, brags, intrigue, boloney, adventure, attractability, hooey, attractions, adventuring, dream, quest, bloats, concoct, carry things too far, cocks, whopping lie, adorableness, animal magnetism, enchantment.

Romance zıt anlamlı kelimeler, Romance kelime anlamı

Refrain : Çekinmek. Nakarat. Geri durmak. Alıkoymak. Sakınmak. Kendini tutmak. Kaçınmak. Frenlemek.

Romance ingilizce tanımı, definition of Romance

Romance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sort of novel, especially one which treats of surprising adventures usually befalling a hero or a heroine. To indulge in extravagant stories. Hence, any fictitious and wonderful tale. A tale of extravagant adventures, of love, and the like. Of or pertaining to the language or dialects known as Romance. To write or tell romances. A species of fictitious writing, originally composed in meter in the Romance dialects, and afterward in prose, such as the tales of the court of Arthur, and of Amadis of Gaul.