Sulan nedir, Sulan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bataklık, sazlık, sulu yer : Deredeki sulanda çok sivrisinek vardır.
Sulan ile ilgili Cümleler
- Çim sulanmalı.
- Duman gözlerimizi sulandırdı.
- Yemek pişirme kitaplarını okuduğumda ağzım sulanır.
- Gözlerim sulandı.
- Tom'un gözleri sulanmaya başladı.
- Bitkilerin sulanması gerekiyor.
- Bahçedeki çiçekler sulanmalı.
- Sulandırılmış bir uzlaşma önergesi hiç yoktan daha iyidir.
- Beyni sulanan bu ayyaş, iğrenç mahluku onlara anlatmakta ne fayda olabilirdi.
- Çiçek bahçesi sulanmalı.
- Gözlerim sulanıyor.
- tüm çiçekler sulanır.
Sulan ile ilgili Atasözü veya Deyim
beyni sulanmak : düzgün düşünemez olmak, bunamak.
gözleri sulanmak : gözlerine yaş gelmek.
kanı sulanmak : kansızlığa uğramak.
lafı sulandırmak : bir konu üzerinde ciddiyetle durup konuşurken araya ilgisiz, anlamsız veya tutarsız boş laf katmak.
Sulan anlamı, kısaca tanımı
Akyuvar sulandırma pipeti : Akyuvar pipeti
Alyuvar sulandırma eriyikleri : Alyuvar sayımında, kanın sulandırılması amacıyla kullanılan Hayem eriyiği, Gower eriyiği, Toison eriyiği, serum fizyolojik ve benzerleri eriyikler.
Alyuvar sulandırma pipeti : Alyuvar pipeti.
Hipotonik sulandırıcı : Basıncı izotonik eriyik basıncından düşük, vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha düşük ozmotik basınca sahip eriyik.
Sperma sulandırıcısı : Dışarı atılan spermanın hacmini artırmak ve spermatozoanın yaşam süresini uzatmak için spermaya katılan ve bazı kimyasal maddeleri içeren sıvı.
Sulandırabilme : Sulandırabilmek işi.
Sulandırabilmek : Sulandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Sulandırılma : Sulandırılmak işi.
Sulandırılmak : Sulandırma işi yapılmak.
Sulandırma sağaltımı : Kişiyi, kötü davranış ya da yetersizliğin herkeste görülen bir şey olduğuna inandırarak suçluluk duygusundan kurtarma.
Sulanlık : Bataklık, sazlık, sulu yer.
Sulantı : Sulanma, cinsel isteği gösterme, asılma.
Sulanyer : Sulanabilen verimli tarla. (Yalvaç Isparta).
Sulandırıcı : Sulandırmayı sağlayan madde.
Sulandırma : Sulandırmak işi.
Sulandırmak : Sulu duruma gelmesini sağlamak. Ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek. Su veya başka bir sıvı katıp karıştırarak yoğunluğunu azaltmak.
Sulanma : Sulanmak işi. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği.
Sulanmak : Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.
Sivrisinek : Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).
Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.
Diğer dillerde Sulama taşıtı anlamı nedir?
İngilizce'de Sulama taşıtı ne demek ? : sprinkler vehicle

Bu kısımda Sulan nedir? Sulan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sulan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sulan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.