Sulfates türkçesi Sulfates nedir

Sulfates ile ilgili cümleler

English: The salts of sulfuric acid are called sulfates.
Turkish: Sülfürik asitin tuzları, sülfatlar olarak adlandırılır.

Sulfates ingilizcede ne demek, Sulfates nerede nasıl kullanılır?

Thiosulfates : Trisülfirik asit tuzu (kimya). Trisülfat. Tiosülfat. Tiyosülfat. Kükürtlü sülfat.

Aluminium sulfate : Alüminyum sülfat.

Atropine sulfate : Atropin sülfat.

Barium sulfate : Baryum sülfat.

Chondroitin sulfate : D glukuronik asit ve n-asetil d galaktozamin 4 ya da n-asetil d galaktozamin 6 sülfat disakkarit birimlerinden oluşan, kondroitin 4 sülfat (kondroitin sülfat a) ve kondroitin 6 sülfat (kondroitin sülfat c) şeklinde iki tipi olan, bağ dokusu, hiyalin ve elastik kıkırdakta, arterlerin duvarında ve omurlar arası diskin merkezi kısmında bulunan bir glikozaminoglikan. Kondroitin sülfat. Omurgalılarda d-glukoronik asit ve n-asetil-d-galaktozamin-4-sülfat veya n-asetil-d-galaktozamin-6-sülfat disakkarit birimlerinden oluşan, kondroitin-4-sülfat (kondroitin sülfat a) ve kondroitin-6-sülfat (kondroitin sülfat c) biçiminde iki tipi olan, bağ dokusu, hiyalin ve elastik kıkırdakta, arterlerin duvarında ve omurlar arası diskin merkezi kısmında bulunan bir glikozaminoglikan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Vinblastine sulfate : Vinblastin sülfat. Vinsa alkaloidi yapısında kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç.

Sodium sulfate : Sodyum tuzu. Sodyum sülfat.

Magnesium sulfate : Magnezyum sülfat.

Zinc sulfate : Çinko sülfat.

Heparan sulfate : D-glikozamin ve idüronik asidin sülfat esterlerinin bir polimeri olup karaciğer ve akciğerde yapılan kan pıhtılaşmasını önleyen bir glikozaminoglikan. Heparan sülfat.

İngilizce Sulfates Türkçe anlamı, Sulfates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sulfates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sulphates : Sülfatla işlemek. Sülfatlamak. Sülfüt. Sülfata çevirmek.

Salt : Tuz. Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik. nacı; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad. Salamura yapmak. Tuz katmak. İlginç şey. İlginçleştirmek. Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür. %. Tuzlayarak saklamak. Bezemek. Süslemek.

Convert : Dönme. İnancını değiştirmek. Dinsel ya da siyasal bir inancın, bir kanının yerine başka birinin benimsenmesi. bunu yapan kişi. Arıtmak. Dönüşmek. Dininden döndürmek. Değişmek. Bir birim dizgesinden başka birine, örneğin c.g.s.'ten m. k. s.'e geçmek. Değiştirmek. Genel olarak, başka bir dinde iken, islam dinine geçen kimse.

Zinc sulphate : Deriye uygulanması amacıyla eşit miktarda kurşun asetat içeren % 4’lük losyon halinde hazırlanan ve özellikle atlarda koşum takımlarının sürtmesiyle oluşan yaralar ile diğer hayvanlardaki çeşitli deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir sülfat tuzu. sülfürik asidin kimyasal formülü znso4 olan çinko tuzu ve bunun bir ve yedi molekül kristal suyu bulunduran çeşitleri. Çinko sülfat.

 

Sulphide : Sülfid. Sülfürlü. Sülfür. Sulfur. Sülfit. Sülfürlü bileşim.

Magnesium sulfate : Magnezyum sülfat.

Copper sulphate : Bakır sülfat. Göztaşı. Bakırsülfat.

Sulphate : Sülfüt. Sülfata çevirmek. Sülfatla işlemek. Sülfatlamak.

Barium sulfate : Baryum sülfat.

Zinc sulfate : Çinko sülfat.

Sulfates synonyms : sodium lauryl sulphate, sodium sulphate, blanc fixe, zinc vitriol, cupric sulfate, sls, sodium lauryl sulfate, cupric sulphate, barium sulphate, sodium sulfate, white vitriol, copper sulfate, sulfate.