Sulfuret türkçesi Sulfuret nedir

Sulfuret ingilizcede ne demek, Sulfuret nerede nasıl kullanılır?

Sulfured : Sülfürlenmiş.

Sulfureous : Kükürtlü. Sülfür sarısı. Kükürtsü.

Sulfur containing amino acids : Sistein, sistin ve metiyonin gibi amino asitler. Kükürtlü amino asitler.

Sulfur dioxide poisoning : Sülfür dioksit zehirlenmesi. Endüstriyel atıklardan kaynaklanan, suda yüksek oranda çözünen, irkiltici bir gaz olan sülfür dioksit gazına maruz kalınması sonucu solunum yolları irkiltisi, gözyaşı akıntısı, solunum güçlüğü, bronkospazm, akciğer ödemi ve ölüme neden olabilen zehirlenme.

Sulfur yellow : Sülfür sarısı.

Sulfuric acid : Zaçyağı. Sülfirik asit. Karaboya. Sülfürik asit. Sıv yük sülfürik asit.

Sulfuric : Sülfürik. Kükürtlü.

Sulfurize : Sürfürlemek. Kükürt ile birleştirmek. Kükürtlemek.

Flowers of sulfur : Kükürt çiçekleri. Kükürtçiçeği.

Sulfuring : Kükürtleme.

İngilizce Sulfuret Türkçe anlamı, Sulfuret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sulfuret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sulfide : Sülfürlü. Sülfit. Sulfur.

Oil of vitriol : Sülfürik asit. Zaç yağı. Zac yağı. Derişik sülfürik asit.

S : Kükürt. İngiliz alfabesinin 19'uncu harfi. İngiliz alfabesinin on dokuzuncu harfi. S saniyenin simgesi. Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür. Entropinin simgesi. Sülfürün simgesi.

 

Brimstone : Sarı renkli. Kükürt. Orakkanat. Kükürt külçesi.

Sulfur : Kükürt. Sülf. Hayvan vücudunda yağ, karbonhidrat ve enerji metabolizmasında görev alan, bitkisel ve hayvansal kökenli yemlerde bulunan sistin, sistein ve metiyonin, biyotin, tiyamin ve insülin gibi organik bileşiklerin yapısında yer alan, “s” rumuzuyla belirtilen, metalik olmayan bir element. Sarı lahana kelebeği. Kükürtlemek. Sülfür sarısı. Bkz.sulphur.

Chemical element : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal öğe. Kimyasal element. Kimyasal öge. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek.

Vitriol : Acı eleştiri. İğneleyici söz. Camsı metal sülfatı. Acı. Çok acı söz. Yakıcı. Kezzap. Vitriyol.

Compound : Birleşik. Birkaç elementden yapılmış madde. Bileşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü.

Sulphuric acid : Sülfürik asit. Zaçyağı.

Sulphurs : Kükürtlemek. Sülf. Kükürt. Sülfür sarısı.

Sulfuret synonyms : native sulfur, native sulphur, atomic number 16, sulphurette, combine, sulphide, sulphur, sulphuret, sulfuric acid, sulfurs, element.

 

Sulfuret zıt anlamlı kelimeler, Sulfuret kelime anlamı

Achromatic : Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akromatik. Renksemez. Renksiz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen.