Suspicious türkçesi Suspicious nedir

Suspicious ile ilgili cümleler

English: Ali said he saw something suspicious on the morning Mary died.
Turkish: Ali Mary'nin öldüğü sabah şüpheli bir şey gördüğünü söyledi.

English: Ali is suspicious of Europeans.
Turkish: Ali Avrupalılardan kuşkulu.

English: Ali is no more suspicious than anybody else.
Turkish: Ali başka birinden daha şüpheli değil.

English: Burak saw something suspicious on the morning Tugba died.
Turkish: Burak Tuğba'nın öldüğü sabah şüpheli bir şey gördü.

English: Country people are traditionally suspicious of strangers.
Turkish: Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.

Suspicious ingilizcede ne demek, Suspicious nerede nasıl kullanılır?

Suspicious death : Şüpheli ölüm.

Suspicious of : -den şüpheli.

Suspicious person : Kuşkucu kimse.

Suspicious respondent : Kuşkucu yanıtlayıcı. Bilimsel araştırmalara ya da belli soru ve konulara kuşkuyla yaklaşan kişi.

Be suspicious about : Kuşku duymak.

Suspiciously : Şüpheyle. Şüpheli biçimde. Kuşkuyla. Şüphelenerek.

Suspiciousness : Şüphecilik. Kuşkululuk. Şüphelilik. Şüpheli olma.

Under suspicious circumstances : Şüpheli durumlar. Şüpheli şartlar altında. Şüpheli düzenlemeler.

 

Suspicion : Belli belirsiz şey. Kuşku. Güvenmeme. Şüphe. İz. Vehim. İpucu. İtimatsızlık. Damla. Küşüm.

Unsuspicious : Güvenilir. Saf. Kuşkucu olmayan. Şüpheci olmayan.

İngilizce Suspicious Türkçe anlamı, Suspicious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suspicious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dubious : Kararsız. Müphem. Ne getireceği belli olmayan. Kuşku ve kararsızlık uyandırıcı. Belirsiz. Şaibeli.

Foxy : Kızıl kahverengi. Tilki gibi. Sararmış (kitap). Üçkağıtçı. Seksi. Kurnaz.

Debateable : Tartışılabilir. Soruşturulabilir. Kuşku uyandıran. Pazarlığa açık. Çekişmeli.

Funny : Karanlık. Komik. Eğlenceli. Gülünecek. Gülünç. Tuhaf. Zevkli. Garip. Güldürücü.

Fishy : İçinde bit yeniği olan. Balık gibi. Balık tadında ya da balık kokulu. Balığı çok. Bityeniği olan. İnanılması güç. İçinde balık tadı olan. Balık dolu. Balık tadında.

Elusory : Aldatıcı. Kaçamaklı. Anlaşılması zor. Anlaşılmaz. Yanıltıcı. Yakalanması güç.

Chancy : Riskli. Kesin olmayan. Talihli.

Creaky : Gıcırtılı. Boğuk. Gıcırdayan. Harap.

Wary : Tetikte. Uyanık. Kıvırcık. Ürkek. Açıkgöz. İhtiyatkar. Sakıngan. Temkinli. Tedbirli. İhtiyatlı.

Disputable : Su götürür. İtiraz edilebilir. İnkarı mümkün. Tartışmaya açık. Tartışmalı. Tartışılabilir.

Suspicious synonyms : skeptically, dicier, hesitant, doubting thomas, doubting, mistrusted, equivocal, unbelieving, contestable, dishonourable, distrusted, dishonorable, faithless, furtive, discredited, ambiguous, sceptical, doubtful, creakiest, suspect, insecure, questionable, chanciest, sceptics, wonderers, chancier, leery, skeptics, from missouri, skeptical, dubio, beyond belief, skeptic.

 

Suspicious zıt anlamlı kelimeler, Suspicious kelime anlamı

Trustful : Herkese güvenen. Saf.

Unquestionable : Kendisinden hesap sorulamayan. Kesin tartışmasız. Layüsel. Tartışılmaz. Sorgulanamaz. Tartışmasız. Tartışma götürmez. Şüphe götürmez. Kesin. Su götürmez.

Suspicious ingilizce tanımı, definition of Suspicious

Suspicious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclined to suspect. Apt to imagine without proof. Given or prone to suspicion.