Wary türkçesi Wary nedir

Wary ile ilgili cümleler

English: He seems to be wary of us.
Turkish: Bizden sakınıyor gibi görünüyor.

English: Jale is wary of strangers.
Turkish: Jale yabancılara karşı tedbirli.

English: Everyone should be wary.
Turkish: Herkes tetikte olmalı.

English: Ali is getting wary.
Turkish: Ali dikkatli oluyor.

English: Ali is wary.
Turkish: Ali temkinli.

Wary ingilizcede ne demek, Wary nerede nasıl kullanılır?

Be wary of : Sakınmak. Dikkat etmek.

Be wary of doing something : Sakınmak.

Be wary : Sakınmak. Kontrollü olmak.

Cassowary : Kuşlar (aves) sınıfının, tepeli deve kuşları (casuariiformes) takımından. yeni gine ve avustralya ormanlarında sürüler halinde yaşayan, afrika deve kuşundan biraz daha küçük, tüyleri dikene benzeyen, baş ve boynu çıplak, uçamayan fakat hızlı koşabilen bir tür. Devekuşu ile akraba iri uçamayan bir kuş (avustralya ve yeni gine'ye özgü). Avustralya'ya özgü uçamayan bir kuş. Tepeli deve kuşu. Tepeli devekuşu.

Unwary : Uyanık olmayan. Tedbirsiz. Dikkatsiz. Gafil. İhtiyatsız.

War against : Karşı savaşmak.

War between the power : Soğuk savaş. Güçler savaşı. İkinci dünya savaşı sonrası birleşik devletler ile eski sovyetler birliği arasında gelişen gergin ilişki.

 

War advocacy : Savaş savunması.

War bond : Milli savunma tahvili.

War blinded : Savaşta kör olmuş.

İngilizce Wary Türkçe anlamı, Wary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awake : Gözünü açmak. Kışkırtmak. Bilincinde. Uyanmak. Canlanmak. Farkında. Bilinçli. Harekete geçirmek. Tetik. Harekete geçmek.

Quick on the trigger : Hazırcevap. Hızlı silah çeken. Zeki. Hızlı cevap veren. Çabuk kavrayan.

Afraid of his own shadow : Ödlek. Korkunç. Cesaretsiz. Gölgesinden korkan.

Cautious : Sakınan. Önemli. Müdebbir. Basiretli.

Jumpy : Gergin. Sinirleri gergin. Telaşlı. Sesten korkan. Gergin (kimse). Diken üstünde. Heyheyleri üstünde. Sinirli. Heyecanlı.

Clearheaded : Anlayışlı. Mantıklı. Tamamen uyanık. Kafalı. Sıkıntılı olmayan. İyi düşünen. Kafası rahat. Akıllı. Temiz ve açık bir şekilde düşünebilir.

Fly : Havalanmak. Uçurmak. Sinek. Uçuş. Tüymek. Olta sineği. Uçup gitmek. Pantolonun ön yırtmacı. Dekor çekmek.

Mistrustful : Güvensiz. Şüpheli. Şüpheci. Kuşkulu.

Cannier : Zarif. Sakin. Sessiz. Kurnaz. Akıllı. Hünerli. Becerikli.

Crispy : Çıtır çıtır. Kıtır kıtır. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Canlı. Kırışık. Taze. Gevrek. Zinde. Canlandırıcı.

Wary synonyms : on one's guard, upon one's guard, on your guard, chariness, suspicious, alert, argus eyed, alive, wakeful, foresighted, canniest, sedates, canny, faint, curly pate, switched on, mousy, circumspect, aware, deliberate, chariest, advised, awaked, cannie, acutest, forehanded, calculatingly, gingerly, dignified, jumpiest, conscientious, mousiest, curled.

 

Wary zıt anlamlı kelimeler, Wary kelime anlamı

Unwary : Tedbirsiz. Gafil. Uyanık olmayan. Dikkatsiz. İhtiyatsız.

Unwariness : Tedbirsizlik. Dikkatsizlik. İhtiyatsızlık.

Trustful : Herkese güvenen. Saf.

Wary ingilizce tanımı, definition of Wary

Wary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Carefully watching and guarding against deception, artifices, and dangers. Cautious of danger. Timorously or suspiciously prudent. Careful. Circumspect. Scrupulous.