Swampers türkçesi Swampers nedir

  • Bataklık temizlik görevlisi.
  • Bataklık temizlikçisi.
  • Kamyon şoförü muavini.
  • Bataklığa yakın bir bölgede yaşayan kimse.

Swampers ingilizcede ne demek, Swampers nerede nasıl kullanılır?

Swamper : Bataklık temizlik görevlisi. Kamyon şoförü muavini. Bataklığa yakın bir bölgede yaşayan kimse. Bataklık temizlikçisi.

Swamped : Yenmek. Batırmak. Hiçe saymak. Çiğnemek.

Be swamped with : Başından aşmak. İçinde boğulmak. Batmak. Aşırı miktarda olmak. Gömülmek.

Swamp ash : Bataklık dişbudağı. Bataklık civarında yetişen koyu renkli ve pür gitar gövdesi olarak kullanılan hafif bir dişbudak cinsi.

Swamp fever : Sıtmanın eski adı. atların bulaşıcı anemisi. Sıtma. Bataklık humması. Atların bulaşıcı anemisi. Bataklık ateşi.

Swampfever : Çamur humması. İnce bir kıvrımkılsıdan ileri gelen ateşli, titremeli hastalık; hasat humması, tarla humması.

Swampiest : Bataklık. Bataklıklı. Batak.

Rice swamp : Pirinç tarlası. Çeltik tarlası.

Swamping : Yenmek. Batırmak. Hiçe saymak. Çiğnemek.

Swamplands : Bataklık.

İngilizce Swampers Türkçe anlamı, Swampers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swampers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scurry : Koşmak. Teksas eyaletinde şehir. Hızla kaçma. Hızla kaçmak. Koşturmak. Koşturma. Koşuşturmak. Acele etmek. Acele etme. Seğirtmek.

 

Crab : Sızlanma. Mızmız. Gezer palanga. Pavurya. Mızırdanmak. Sızlanmak. Sızıldanmak. Homurdanma. Eklem bacaklı hayvanlardan, kabuklular (crustacea) sınıfının, karapaksı geniş ve yuvarlak, 9-12 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan, yenen bir türü. pavurya. Kusur bulmak.

Scuttle : Bozmak. Vazgeçmek. Kaçmak. Hızla ilerlemek. Sıvışmak. Hızla yürümek. Tüymek. Seğirtmek. Delik açarak batırmak. Mahvetmek.

Haste : Telaş. Çabukluk. İvme. İvedilik. Hız. İvedi. Acele.

Rush : Yetiştirmek. Acele etmek. Hücum etmek. Koşturmak. Üstüne atılmak. Hızlı akmak. Acele. Asılmak (amerikan ingilizcesi). Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Sıkıştırmak.

Run : Koşu. Gitmek (gemi). Geçerli olmak. Kaçakçılığı yapmak. Yarışmak. Aday göstermek. Sürmek. Yürürlükte olmak. Koşarak geçmek. Sürü halinde gitmek.

Rushing : Acele etmek. Üstüne atılmak. Hızlı akmak. Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi). Acele ile göndermek. Yetiştirmek. Asılmak (amerikan ingilizcesi). Şiddetli esmek. Çabucak halletmek. Sıkboğaz etmek.

Skitter : Sıçramak. Su sıçratarak gitmek. Sekerek gitmek. Ok gibi fırlamak. Suda sıçrayarak gitmek. Zıplamak. Sekmek.

Hurry : Koşmak. Aceleyle götürmek. Acele. Hızlan. Hız vermek. Sıkıştırmak. Çabuk. İvmek. Acele ettirmek. Telaş.

Swampers synonyms : swamper, scramble.