Swamping türkçesi Swamping nedir

Swamping ingilizcede ne demek, Swamping nerede nasıl kullanılır?

Swampier : Batak. Bataklıklı. Bataklık.

Swampiest : Bataklıklı. Bataklık. Batak.

Swamp ash : Bataklık civarında yetişen koyu renkli ve pür gitar gövdesi olarak kullanılan hafif bir dişbudak cinsi. Bataklık dişbudağı.

Swamp fever : Sıtma. Sıtmanın eski adı. atların bulaşıcı anemisi. Bataklık ateşi. Atların bulaşıcı anemisi. Bataklık humması.

Swamp pine : Çamgiller (pinaceae) familyasından, her dem yaşil, iğne yapraklı, 40 m kadar boylanabilen, sahillerde yetişen, asıl vatanı güneybatı avrupa olan, ülkemizde de kültürü yapılan ağaç türü. Sahil çamı.

Swampers : Bataklığa yakın bir bölgede yaşayan kimse. Bataklık temizlik görevlisi. Kamyon şoförü muavini. Bataklık temizlikçisi.

Rice swamp : Pirinç tarlası. Çeltik tarlası.

Swamped : Yenmek. Çiğnemek. Hiçe saymak. Batırmak.

Swamp : Akın etmek veya basmak. Hiçe saymak. Bir şeylerin aşırı miktarda olması sıkışık veya zor bir duruma sokmak. Çiğnemek. Yağdırmak. Ezici bir yenilgiye uğratmak. Yenmek. Batırmak. Bataklık. Suyla doldurmak.

Swamps : Batırmak. Yenmek. Akın etmek veya basmak. Suyla doldurmak. Yağdırmak. Bataklık. Çiğnemek. Hiçe saymak. Bir şeylerin aşırı miktarda olması sıkışık veya zor bir duruma sokmak. Ezici bir yenilgiye uğratmak.

 

İngilizce Swamping Türkçe anlamı, Swamping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swamping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhabitancy : İkamet. Ev. Mesken. İkamet süresi.

Kick in the teeth : Beklenmedik sorun. Kötü haber. Adam yerine koymamak. Kötü sürpriz.

Set at naught : Önemsememek. Önem vermemek.

Decries : Yermek. Kötülemek. Rezil etmek. Kınamak. Zemmetmek. Azarlamak.

Chumping : Kuzu filetosu. Salak. Alık. Kaşkaval. Saksı. Küt uç. Pirzola. Mankafa. Kütük.

Slights : Adam yerine koymamak. Hafife almak. Önemsememek. Az. Hafif. Saygısızlık etmek. İhmal etmek. Geçiştirmek. Küçümsemek.

Annihilate : Elemek. Bozmak. Yok etmek. İptal etmek. Ortadan kaldırmak. İmha etmek. Feshetmek. Mahvetmek. Yoketmek.

Random sampling : Evreni oluşturan gözlem, birey ya da olgulardan her birine eşit derecede seçilme olasılığı tanıyan örnekleme türü. Rastgele örnekleme. Tesadüfi örnekleme. Sondaj örnekleme. Gelişigüzel örnek alma. Rastlantılı örnekleme. Seçkisiz örnekleme. Gelişigüzel numune alma. Numune alma. Bir örneklemede, örneğe girecek birimlerin seçimini rastlantı ya da olasılık kuralına bırakan ve her birime örneğe girmek bakımından eşit kazanı tanıyan örnekleme.

Bring to ruin : Berbat etmek. Perişan etmek. Mahvetmek.

Pick : Gelişmek. Burun karıştırma. Gitar penası. Aşırmak. Kürdan. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç. Yolmak. Seçmek. Hasat. Kazma.

 

Swamping synonyms : representative sampling, selection, chews, become worn, break, beating up, bear the bell, set at nought, beat back, decry, champed, contravenes, best, blooping, beat all hollow, bear down, fly in the face of, bollixes, slight, beat up, inhabitation, slighter, chewed, choice, champing, disregard, habitation, champ, breaks, option, bollix, slighted, bankrupted.

Swamping zıt anlamlı kelimeler, Swamping kelime anlamı

Narrow : Ensizleşmek. Anca yeten. Kısmak. Sınırlı. Daralmak. Dar. Parasızlık. Cüzi. Dar geçit. Çekmek.

Sessile : Yapışık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geniş kaideli. Yaşmak. Sesil. Durağan. Sapsız. Bir gövde, sap, pedisel vb. yapılar olmaksızın doğrudan bir yere oturma. Bir sap veya ayakçıkla daimi olarak bir substrata tutunarak yaşayan. Sabit.