Swim bladder türkçesi Swim bladder nedir

  • Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalıyla aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı, yüzme kesesi, gaz kesesi.
  • Hava kesesi.
  • Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı. yüzme kesesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • (balıkta) hava kesesi.
  • Yüzme kesesi.
  • Balığın suyun içinde dengede durabilmesini sağlayan içinde gaz dolu olan organ.
  • Gaz kesesi.

Swim bladder ingilizcede ne demek, Swim bladder nerede nasıl kullanılır?

Swim : Islatmak. Bir şey içinde yüzmek. Dönmek. Yüzmek. Yüzme. Yüzdürmek. Taşmak. Dolmak. Kulaç atmak. Yüzerek geçmek (akarsu veya göl vb'ni).

Bladder : Kese. Deri ya da lastikten yapılmış içine sıvı ya da hava doldurulan bir tür kese. İç lastik (top). İç lastik. Sidik borusu ile üretra arasında bulunan ve içinde sidik toplanan torba. mesane. İdrar torbası. Torbacık. Sidik torbası. İdrar kesesi.

Swim against the current : Akıntıya karşı küre çekmek. Akıntıya karşı yüzmek. Olmayacak duaya amin demek. Akıntıya kürek çekmek. Burnunun dikine gitmek.

Swim against the tide : Çoğunluğa uymamak. Egemen olan görüşe karşı gelmek. Akıntıya kürek çekmek.

 

Swim in : İçinde yüzmek.

Swim like a brick : Yüzme bilmemek. Batmak.

İngilizce Swim bladder Türkçe anlamı, Swim bladder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swim bladder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Air sac : Trake kesesi. (kuş) hava kesesi. Tenek kesesi. Kuşlarda vücudun çeşitli kemiklerinin içinde bulunan ve akciğere bağlı olan içi hava dolu boşluklar. birçok böceklerde trakea boruları üzerinde yer almış olan hava dolu şişkinlikler. 3.bazı böcek larvalarında hidrostatik görevi olan trakea keseleri.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Swim bladder synonyms : gas bladder, acacia, aardwolf, swimming bladder, a site, airbladder, a cell, air bladder, a cells, abiotic environment, a chromosome, abambulacral area.