Sync türkçesi Sync nedir

Sync ile ilgili cümleler

English: His synchronizing rate left nothing to be desired.
Turkish: Onun senkronizasyon hızı arzulanan bir şey bırakmadı.

English: Let's synchronize our watches.
Turkish: Saatlerimizi aynı zamana ayarlayalım.

English: We're in sync.
Turkish: Biz uyumluyuz.

English: Ali is very idiosyncratic.
Turkish: Ali çok kendine has.

Sync ingilizcede ne demek, Sync nerede nasıl kullanılır?

Sync bench : Eşleme masası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli ses kuşakları ya da ses kuşağı ile görüntü kuşağı arasında eşlemeyi sağlamakta kullanılan, üzerinde çeşitli donatım bulunan masa.

Sync generator : Eşzamanlama üreteci. Eş zamanlı üreteç.

Sync leader : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kılavuzun eşlemeyle ilgili bilgiler taşıyan, özellikle, akademi kılavuzu, gösterim kılavuzu ve televizyon kılavuzunda yer alan bölümü. Eşleme kılavuzu.

Sync pulse : Eşzamanlama vurumu. Eşzamanlama darbesi.

Sync pulse generator : Eşzamanlama vurum üreteci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Senkron pals üreteci. Eşleme üreteci. Yatay ve düşey tarama başlatan imler ile eşleme imleri başta olmak üzere, alıcı ile almaçta eksiksiz bir eşlemeyi sağlayan bütün elektriksel komutları üreten araç.

 

Post sync line blanking period : Satır ardı boşluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir satır eşlemesinin arka kenarı ile satır boşluğunun sonu arasındaki uzun aralık; satır önü boşluğu ile satır eşlemesi imi çıkarıldıktan sonra geri kalan süre.

Composit sync generator : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almaçlarda tarama devrelerini eşleyen imi oluşturan aygıt. Bileşik eşleme üreteci.

Sync pulses : Eşzamanlama darbesi. Eşleme imleri. Eşzamanlama vurumu. Resmi oluşturan öğelerin hem alıcıda hem de almaçta aynı anda ortaya çıkmasını, bir satırın aynı anda taranmasını ya da satırbaşının aynı anda yapılmasını sağlayan imler. (bu imler, eşleme üretecinin ürettiği ve resim imine eklenen elektriksel imlerdir. satır eşleme imi ve alan eşleme imi olarak iki çeşittir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sync track recording : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eşlemeli çevirim. Görüntü ile sesin aynı zamanda saptanması durumu.

Heat sync program : Heat syncprogramı. İneklerde daha iyi kızgınlık ve daha yüksek oranda gebelik elde etmeyi amaçlayan, ov-sync olarak bilinen yöntemin hafif değiştirilmiş şekli. hayvanlara önce 7 gün aralıklarla gnrh, sonra pgf2 alfa enjeksiyonu ve 48-72 saat sonra da suni tohumlama yapılır.

İngilizce Sync Türkçe anlamı, Sync eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sync ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Syncs : Ses ve hareketi eşzamanlı yapmak.

 

Syncing : Ses ve hareketi eşzamanlı yapmak.

Set : 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. Dönem. İç dekoru. Kurulmuş. Rahatlatmak. Batmak. Değişmez. Ayarlamak. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. İçten olmayan.

Synchronous : Eş zamanlı. Senkronize. Aynı zamanlı. Eşzamanlı. Senkron. Aynı frekanslı. Aynı yörüngede hareket eden. Özdeş zamanda oluşmuş kayaçlar, ya da özdeş zamanda olmuş olaylar.

Synchronized : Senkronize edilmiş. Senkronize. Eşzamanlı olmak. Aynı anda olmak. Eşzaman kılmak. Eşzamanlamak.

Synchronizing : Zaman uyumlu yapılıyor. Aynı anda olmak. Eşzamanlı olmak. Eşzamanlamak. Eşzaman kılmak. Eşitleniyor. Senkronize ediliyor.

Highway : Anayol. Ekspres yol. Otoban. Karayolu. Ana yol. Genel yol. Şose. Otoyol.

Main road : Ana şose. Anayol. Ana yol. Cadde. Karayolu.

Synchronisation : Eş süreleme. Aynı anda oluşma. Oyunda söz, ışık, hareket, müzik ve efektlerin uyumu, eşlenmesi (eşleme). daha çok film sanatında kullanılır. empresyonist oyunlarda olduğu gibi, içinde film ve diyapozitif bulunan oynanışlarda sahnedeki oyuncunun sözüyle, filmdeki görüntüyü ya da diyadaki resmi uyumlu olarak kaynaştırma. Eşzamanlı bir hale getirme. Eşzaman kılma. Eş zamanlılık. Cihazın aynı anda çalışması.

Synchronising : Zaman uyumlu yapılıyor. Senkronize ediliyor. Eşitleniyor.

Sync synonyms : lip synch, correct, synced, synchronises, concurrently, synchronize, high street, phase, main street, synchronise, synchronizes, adjust, synchronization, artery, blvd, mouth, arterial highway.

Sync zıt anlamlı kelimeler, Sync kelime anlamı

Sync antonyms : desynchronize, desynchronise.