Synchronising türkçesi Synchronising nedir

  • Zaman uyumlu yapılıyor.
  • Eşitleniyor.
  • Senkronizasyon.
  • Senkronize ediliyor.

Synchronising ingilizcede ne demek, Synchronising nerede nasıl kullanılır?

Synchronisation : Eşzamanlama. Cihazın aynı anda ya da noktada çalışması. Senkronizasyon. Cihazın aynı anda çalışması. Oyunda söz, ışık, hareket, müzik ve efektlerin uyumu, eşlenmesi (eşleme). daha çok film sanatında kullanılır. empresyonist oyunlarda olduğu gibi, içinde film ve diyapozitif bulunan oynanışlarda sahnedeki oyuncunun sözüyle, filmdeki görüntüyü ya da diyadaki resmi uyumlu olarak kaynaştırma. Aynı anda oluşma. Eşzamanlı bir hale getirme. Eş zamanlılık. Eş süreleme.

Synchronise : Aynı zamana ayarlamak. Eşzamanlı olmak. Birlikte hareket etmek ve işlemek. Senkronize etmek. Eşlemek (film). Eşzaman kılmak. Aynı anda olmak. Senkronize olmak. Eşzamanlı kılmak. Eşzamanlı bir hale getirmek.

Synchronised : Senkronize. Senkronize edilmiş.

Synchroniser : Eşleyici. Senkromeç. Senkronize edici. Senkronoskop. Senkronizör. Senkronizer. Eşzamangözler. Eşzamanlılık-gözler. Eşitleyici.

Synchronises : Aynı anda olmak. Eşzamanlı kılmak. Birlikte hareket etmek ve işlemek. Aynı zamana ayarlamak. Eşzaman kılmak. Senkronize etmek. Senkronize olmak. Eşzamanlı olmak. Eşzamanlı bir hale getirmek. Eşlemek (film).

 

Non synchronism : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eşlemesizlik. Eşlemesiz olma durumu.

Synchronic : Eş zamanlı. Bir dil olayının, bir dil konusunun tarihi devirlerdeki değişme ve gelişmelerini dikkate almayarak, yalnız belirli bir zaman kesiti içindeki durumunu inceleyen. bk. eş zamanlılık. Eş zamanlı yöntem. Senkron. Eşzamanlı. Senkronik. Dil olaylarını belirli bir süre içinde ve tarihi değişme ve gelişmelere bağlı olmadan durağan (statique) olarak inceleme yöntemi. söz gelişi türkiye türkçesindeki ünlü ve ünsüz uyumu olaylarının tespiti gibi. art zamanlı yöntemin karşıtıdır. Eşsüremli.

Projection synchronism : Basım eşlemesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses ile görüntü kuşakları birleştirilerek yapılan basımda resim-ses aralığının korunması, böylelikle görünen resim ile işitilen ses arasında tam bir çakışmanın sağlanması. kurgu eşlemesinin karşıtı.

Synchronic phonemics : Bir dilin seslerini ve ses olaylarını tarihi gelişme ve değişme seyrine bakmadan belirli bir zaman süreci içinde inceleyen ses bilgisi dalı. bk. ses bilgisi. Eş zamanlı ses bilgisi.

Field synchronism : Alan senkronizasyonu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kavraç. Alan eşlemesi. Alan eşleme imiyle gerçekleştirilen ve alıcı ile almaçta tarayıcı demetin, alanları aynı anda oluşturmasını sağlayan işlem. Düşey senkronizasyon.

İngilizce Synchronising Türkçe anlamı, Synchronising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synchronising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Synchronisation : Eş zamanlılık. Eşzamanlı bir hale getirme. Eşzaman kılma. Cihazın aynı anda ya da noktada çalışması. Cihazın aynı anda çalışması. Oyunda söz, ışık, hareket, müzik ve efektlerin uyumu, eşlenmesi (eşleme). daha çok film sanatında kullanılır. empresyonist oyunlarda olduğu gibi, içinde film ve diyapozitif bulunan oynanışlarda sahnedeki oyuncunun sözüyle, filmdeki görüntüyü ya da diyadaki resmi uyumlu olarak kaynaştırma. Eş süreleme. Eşzamanlama. Aynı anda oluşma.

Sync : Ana cadde. Zaman uyumlu. Senkronize etme. Eşzamanlama. Senkronize etmek. Ses ve hareket uyumu sağlama.

Synchronizing : Eşzaman kılmak. Aynı anda olmak. Eşzamanlamak. Eşzamanlı olmak. Senkronize etmek.

Adjustment : Tashih. Uyarlanma. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Dispeç. Tasfiye. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Halletme. Ayarlama. Güvence tanıtlama belgesi. Düzenleme.

Readjustment : Reorganizasyon. Tekrar düzenleme. Ayar. Yeniden düzeltme. Yeniden ayarlama. Düzeltme. Yeniden düzenleme. Tekrar ayarlama. Alıştırma. Yeni şartlara alışma.

Synchronization : Eşzamanlama. Cihazın aynı anda çalışması. Eş süreleme. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Eşleme. Eş zamanlılık. Ses ve görüntüyü eşleme. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Aynı anda oluşma.

Registration : Tescil. Sicil. Yazılma. Kütüğe geçirme. Kaydetme. Kayıt kuyut. Bulguyu ya da markayı kütüğe geçirme. Yazımlı veri. Bir okula, bir üniversiteye ya da kursa girme işlemi. Beyana tabi olan yemlerin içerdikleri her türlü maddelerin adlarıyla yemin ticari adı ve çeşidinin, değer tayinine esas olacak temel besin maddeleri içeriğinin ve belirlenen diğer özelliklerinin uygun olmaları halinde ilgili kütüğe kaydedilmesi.