Synodic türkçesi Synodic nedir

  • Sinodal.

Synodic ingilizcede ne demek, Synodic nerede nasıl kullanılır?

Synodic month : Kavuşum ayı. Ay'ın art arda gelen özdeş iki evreye, sözgelimi yeniaydan yeniaya gelişi arasındaki zaman süresi (= 29,5 gün).

Synodic period : Kavuşum dönemi. Kavuşum dönümü. Bir gezegenin güneş'le ar arda iki kez kavuşması arasındaki zaman süresi.

Synodical month : Ay'ın art arda gelen özdeş iki evreye, sözgelimi yeniaydan yeniaya gelişi arasındaki zaman süresi (= 29,5 gün). Kavuşum ayı.

Synod : Toplantı. Kavuşma (astronomi terimi). Meclis. Kilise meclisi. Kavuşma. Ruhani meclis. Kavuşum (astronomi terimi). Rahipler meclisi. Seçilmiş üyelerden oluşan kurul. Sinod.

Synods : Meclis. Seçilmiş üyelerden oluşan kurul. Rahipler meclisi. Kavuşma (astronomi terimi). Toplantı. Ruhani meclis. Sinod. Kavuşum (astronomi terimi). Kavuşma. Kilise meclisi.

Synopses : Toplu bakış. İcmal. Hulasa. İlk üç incil. Hülasa. Özet.

Synonym : Sinonim. Anlamları aynı veya birbirine yakın olan kelimeler. dil bilimi açısından aslında anlamca birbirine tıpı tıpına denk düşen çok az kelime vardır. eş anlamlı sözler, genellikle bazı kelimelerdeki kavram inceliklerinin çeşitli sosyal ve dil kesimlerinde zamanla gölgelenmeye uğrayarak anlamca birbirlerine yaklaşmalarından oluşmuştur. et. yir/oron «yer»; süçig/tatlıg «tatlı»; yul/bınar «pınar»; ögirmek/sevinmek «sevinmek», tt. baş/kafa; ak/beyaz, kara/siyah, yemeni/yazma, bıkmak/bezmek/usanmak, bunalmak/sıkılmak, göndermek/yollamak; son bulmak/sona ermek; dilemek/istemek, kızmak/öfkelenmek vb. bir dilin kendi kelimeleri arasında olduğu gibi, alıntı kelimeleri arasında da eş anlamlı olanlar vardır. türkçe, arapça ve farsçadan yaptığı alıntılar dolayısıyla bu bakımdan bol örnekler vermektedir: göz / far. çeşm, ar. ayn; dudak / far. leb; kan/ ar. dem; buyruk/ ar. emr>emir; çok / ar. fazla; buyurmak/ ar. emretmek; değer/ ar. kıymet; yetenek/ ar. kabiliyet; üzüntü/ ar. keder; eğilim/ ar. temayül vb. dilimizde eş anlamlı sözlerin batı dillerinden alınmış örnekleri de vardır: doğruca, doğrudan doğruya/direkt; yönerge/talimat/direktif; boyunbağı/kıravat; canbazlık/akrobasi; iş, hareket/aksiyon; dingil/aks; hamamlık/banyo vb. Eşanlamlı sözcük. Eşanlam. Aynı kategoride kullanılamayan aynı taksonu ifade eden iki veya daha fazla sayıdaki bilimsel ad. moleküler biyolojide aynı aminoasidi kodlayan iki veya daha fazla kodon. Eşanlamlılık. Anlamdaş sözcük. Eşanlamlı. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anlamdaş.

 

Synonymy : Eş anlamlılık. Eşanlamlı (sözcük). Eşanlamlılık. Anlamdaşlık. İki veya daha çok kelimenin aynı veya birbirine yakın anlam taşıması: kızmak/sinirlenmek, öfkelenmek/hiddetlenmek gibi bk. eş anlamlı (kelime).

Synonymicon : Eş anlamlılar sözlüğü. Eş anlamlı kelimeler sözlüğü.

Synonymously : Koordineli olarak.

 

İngilizce Synodic Türkçe anlamı, Synodic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synodic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Factor : İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Bir sonucun ortaya çıkmasına yol açanların her biri. birden fazla sayıda aracın bir araya gelerek bir ürünün oluşmasını sağlaması, etmen. Etken. Finansör (üretimde). Öge. Birlikte ya da ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, koşullardan her biri. zeka ölçümünde, uygulanan iki ya da daha çok sayıda testten elde edilen sonucu belirleyen ve etkileyen böylece ayrı test puanları arasında bağlılaşma sağlayan varsayımsal özellik, yetenek ya da yetenek öğelerinden biri. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri.

Hyaluronic acid : Hiyalüronik asid. Hiyalüronik asit. Hyaluronik asit. Ekstrasellüler matriksin önemli bir komponenti olan ve proteinlerle ve diğer asitik polisakkaritlerle daha büyük kompleksler oluşturan, yüksek molekül ağırlığına sahip ve farklı disakkaritlerden oluşmuş, asitik bir polisakkarit, hiyalüronat. D-glükuronik asit ile n-asetil d-glikozamin disakkarit birimlerinden oluşan, molekül ağırlığı 8 milyon ve büyüklüğü 300 nm olan bir glikozaminoglikan. hiyalüronat. Ped ve yağdanlık sıvılarında bulunan vizkoz kompleks şekeri (tıp veya medikal terimi). Hiyaluronik asit. Hiyalüronat.

Secretion : Salgılanma. Gizleme. Salgı bezinin kendine özgü salgı meydana getirmesi, sekresyon. Salgı bezi tarafından salgılanan madde. Bir bez ya da bez hücresinin salgı çıkarması. sekresyon. Salgılama. Sekresyon. Saklama. İfrazat.

Agent : Temsilci. Fail. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Satış temsilcisi. Aracı. Yapan kimse. İş görevlisi. Gizli ajan. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse.

Broker : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Aracılık yapmak. Komisyoncu. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi. Acenta. Aracı simsar. İşgüder. Aracı. Kısıtlı aracı. Kendi adına alım ve satımda bulunamayan ancak alıcı ile temsilci arasındaki pay ve borç belgitleri alım ve satımına aracı olan kişi.

Synovial fluid : Sinoviyal hücreler tarafından eklem boşluklarına salgılanan sıvı. doku sıvısı. Eklem sıvısı. Sinovyal hücrelerce salgılanan hiyaluronat, glikoprotein, immünoglobulin, lizozomal enzimler, plazma proteinleri ve eklem kıkırdağının katabolik ürünlerini içeren, yapışkan, saydam, renksiz veya hafif sarı renkli, eklemlerin yağlanması ve eklem plaklarının beslenmesini sağlayan sıvı, sinovya, sinovya sıvısı. nötrofillerin % 6-10 oranında bulunması enfeksiyon veya dejenerasyonu gösterir. Sinovya sıvısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sinovya. Sinoviyal sıvı.

Synodic zıt anlamlı kelimeler, Synodic kelime anlamı

Cathodic : Katodik. Katotlarla alakalı. Katotlar çıkarılan. Katota ait. Katotsal. Akımın negatif kutbu ile alakalı (elektrik).

Polyphonic : Çoksesli. Polifonik. Çok sesli.

Synodic ingilizce tanımı, definition of Synodic

Synodic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a synod. As, synodical proceedings or forms. Transacted in, or authorized by, a synod.