Synthesisers türkçesi Synthesisers nedir

  • Birleştirici.
  • Sintisayzır.
  • Sentezör.
  • Bireştirici.
  • Sintesayzır.
  • Sentezleyici.
  • Sintizayzır.

Synthesisers ingilizcede ne demek, Synthesisers nerede nasıl kullanılır?

Synthesiser : Sintesayzır. Sentezör. Sentezleyici. Sintisayzır. Sintizayzır. Bireştirici. Birleştirici.

Synthesise : Sentezlemek. Bireştirmek. Bireşim yapmak. Sentezle oluşturmak. Sentez yapmak. Sentez ile oluşturmak. Yapay olarak işlemek. Sentez yöntemiyle yapmak. Sentez haline getirmek.

Synthesised : Sentezlenmiş.

Synthesises : Sentez yapmak. Sentezlemek. Bireşim yapmak. Bireştirmek. Sentezle oluşturmak. Sentez haline getirmek. Sentez ile oluşturmak. Yapay olarak işlemek. Sentez yöntemiyle yapmak.

Synthesis gas : Sentez gazı.

Ammonia synthesis : Amonyak sentezi.

Steroit synthesis inhibitors : Steroit üretimi baskılayıcıları. Adrenal korteks hiperfonksiyonlarının tedavisinde kullanılan metirapon, aminoglutetimid ve mitotan gibi ilaçlar.

Analysis and synthesis : Bir bütünün düşüncede ya da gerçekte kurucu parçalarına ayrılması ve bu parçalar kullanılarak bütünün yeniden kurulması. Çözümleme ve bileştirme. Analiz ve sentez.

Fm synthesis volume level : Fm birleştirici ses düzeyi.

Fm synthesis input level : Fm birleşimi giriş düzeyi.

İngilizce Synthesisers Türkçe anlamı, Synthesisers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Synthesisers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Combiners : Katıştırıcı. Birleştiren kimse veya bir şey.

Assemblers : Çevrici. Montör. Çeviri programı. Çevirici program. Monte edici. Montajcı. Çevirici (bilgisayar). Derleyici. Çevirici.

Joiner : Marangoz. Birçok yere üye olma meraklısı. Birçok derneğe üye olan kimse. Birçok gruba üye olan kimse. Ahşap doğramacı. Doğramacı.

Jointer : Tuğla işinde çimento veya harç derz yapmak için kullanılan alet (inşaat). Tahta kenarlarının birleştirme yerlerini oluşturmak için kullanılan el aleti. Planya. Derz malası. Taşları birlikte tutmak için kullanılan bükülmüş demir çubuk. Geçme planyası. Uzun planya (marangozluk).

Electronic instrument : Elektronik aygıt.

Compound : Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşik. Birkaç elementden yapılmış madde. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Birleşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek).

Bonder : Bonolarla uğraşan kimse. Bağlayıcı malzeme. İki şeyi birleştiren madde. Tahvillerle çalışan kimse. Birleştirici madde. Meyve ve sebze üreticileri ile manavlar arasında aracılık yapan kişi. Bağlayıcı. Bağlantı taşı.

Synthesisers synonyms : electronic musical instrument, keyboard instrument, synthesizers, synthesiser, synthesizer, consolidative, bonders, synthesize, fabricator, assembler, bindery, combine, integrative, fabricators, binderies, joiners, connecting, connective.

 

Synthesisers zıt anlamlı kelimeler, Synthesisers kelime anlamı

Analyze : Araştırmak. Çözümlemek. Çözümleme. Tahlil etime, inceleme. Analiz etmek. Analiz yapmak. Tahlil etmek. Tahlil yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak.