Joiner türkçesi Joiner nedir

  • Birleştirici.
  • Marangoz.
  • Birçok derneğe üye olan kimse.
  • Birçok yere üye olma meraklısı.
  • Birçok gruba üye olan kimse.
  • Doğramacı.
  • Ahşap doğramacı.

Joiner ingilizcede ne demek, Joiner nerede nasıl kullanılır?

Joiner master : Doğramacı ustası. Dekorun ve sahne eşyalarının doğrama işlerinin yapılmasını denetleyen ve düzenleyen nitelikli işçi.

Zero width joiner : Sıfır genişlik birleştirici. Sıfır genişlik birleşirici.

Zero width non joiner : Sıfır genişlik ayırıcı.

Joineries : Marangozluk. Doğrama işleri. Doğramacılık. Doğrama. Doğrama işi. Ahşap doğramacılık.

Joiners : Tiyatro doğramacıları. Birçok gruba üye olan kimse. Birçok yere üye olma meraklısı. Tiyatro dekorlarının ve sahne eşyalarının doğrama işlerini yapan işçiler. Birleştirici. Doğramacı. Birçok derneğe üye olan kimse. Ahşap doğramacı. Marangoz.

Joined : Üye olarak kabul edilmiş kişi ile ilgili. Birleştirilen. Katılmış. Katılan. Kaynaştırılmış. Birleşmiş. Birleştirilmiş. Ekli. Birleşik. Bağlanmış.

Joinery : Doğrama işleri. Ahşap doğramacılık. Doğramacılık. Doğrama. Doğrama işi. Marangozluk.

Joined forces : İttifak veya koalisyon oluşturdular. İşbirliği yaptılar. Ele ele verdiler. Birlik oldular. Birlikte çalıştılar.

 

Adjoined : Bitişik. Ekli. Katılmış.

Joined to : -e kilitlendi. Birleşik. -e bağlandı. - e katıldı.

İngilizce Joiner Türkçe anlamı, Joiner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Joiner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fabricators : Yalancı. Sahteci. Yapan ya da imal eden kimse. Uydurmacı. Uydurukçu. İmalatçı. Fabrikatör. Sahtekar.

Cabinetmaker : İnce iş yapan marangoz.

Bonder : Meyve ve sebze üreticileri ile manavlar arasında aracılık yapan kişi. Tahvillerle çalışan kimse. Bağlantı taşı. Birleştirici madde. Yemiş-sebze aracısı. Bağlayıcı. Örgü taşı. İki şeyi birleştiren madde.

Carpenters : Dülger. Marangozlar.

Member : Eleman. Çubuk. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Öğe. Aza. Mensup. Ört.penis. Kılgan. Uzuv. Organ.

Integrative : Birleşme eğiliminde olan. Bir araya getirme eğiliminde olan. Bir bütünlük oluşturmak üzere birleştiren. Bütünleştirici. Birleşmeye meyilli. Birleştirme eğiliminde olan. Bütüncül. Bütünleyici.

Woodman : Korucu. Orman adamı. Ormanda yaşayan kimse. Oduncu. Ormancı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Keresteci.

Assembler : Montör. Çevrici. Montajcı. Çevirici (bilgisayar). Çeviri programı. Monte edici. Çevirici program. Derleyici. Çevirici.

Jointer : Tuğla işinde çimento veya harç derz yapmak için kullanılan alet (inşaat). Geçme planyası. Uzun planya (marangozluk). Taşları birlikte tutmak için kullanılan bükülmüş demir çubuk. Planya. Tahta kenarlarının birleştirme yerlerini oluşturmak için kullanılan el aleti. Derz malası.

 

Joiner synonyms : fellow member, consolidative, sawyers, carpentering, carpenter, connecting, bindery, combiners, woodworker, assemblers, bonders, cabinetmakers, woodworkers, sawyer, cabinet maker, fabricator, woodsman, binderies, joiners, connective.

Joiner zıt anlamlı kelimeler, Joiner kelime anlamı

Nonmember : Üye olmayan kimse. Üye olmayan kişi.

Joiner ingilizce tanımı, definition of Joiner

Joiner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, joins.