Synthetic türkçesi Synthetic nedir

  • Yapay.
  • Bir bireşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bireşim sürecinin ürünü.
  • Doğal kaynaklardan doğrudan sağlanmamış, daha yalın yapılı bileşiklerden kimi tepkimelerle türetilmiş olan (özdek).
  • Bireşimsel.
  • Bireşimli.
  • Suni.
  • Bireşik.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Sentez yoluyla yapılan.
  • Sentetik deterjanlar.
  • Sentetik.
  • Çekimli (dilbilgisi terimi).
  • Yanaşık.

Synthetic ile ilgili cümleler

English: The chairs are made of a synthetic material.
Turkish: Sandalyeler sentetik malzemeden yapılır.

English: They want to create a synthetic life form.
Turkish: Onlar sentetik yaşam formu yaratmak istiyor.

English: Using high heat settings while ironing synthetic fabrics will melt the synthetic fibers and cause visible permanent damage, which often looks like a shiny area where the too-hot iron had the longest contact with the fabric.
Turkish: Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.

English: German is a synthetic language.
Turkish: Almanca sentetik bir dildir.

English: I'm allergic to synthetic rubber.
Turkish: Sentetik kauçuğa allerjim var.

 

Synthetic ingilizcede ne demek, Synthetic nerede nasıl kullanılır?

Synthetic aperture : Sentetik açıklık.

Synthetic development : Olayların, birbirinden zorunlu sonuçlar çıkartılarak, baştan sona sırayla işlendiği yapısal gelişim. örnek : ibsen'in nora'sı. bk. çözümsel gelişim. Bireşimsel gelişim.

Synthetic division : Sentetik bölme. Bireşimsel bölme.

Synthetic editing : Bireşimci kurgu. Genellikle uzun çekimlerden ya da bir görünçlük, hatta ayrım boyunca süren tek çekimden oluşan kurgu çeşidi. (sinemacı bu çeşit kurguyla görünçlüğü bir bütün olarak aktarır. görünçlük içinde yer alan ayrıntıları bulup çıkarmayı, görünçlüğün önemli noktalarını saptamayı, görünçlüğün çözümünü, yorumlamasını yapmayı izleyiciye bırakır. bu çeşit kurguda tekdüzeliği önlemek amacıyla derinlemesine görüntüye, çapraşık alıcı devinimlerine, görünçlükte yer alan varlıkların devinimlerine ve iç kurguya başvurulur. çözümleyici kurgunun karşıtıdır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Synthetic estrogens : Sentetik östrojen. Sentetik östrojenler. Kimyasal olarak sentez edilebilen, yapıları bakımından doğal östrojenlerden farklı, östrojenik etkili maddeler.

Synthetic fiber : Sentetik elyaf. Yapay elyaf. Sentetik lif.

Synthetic geometry : Sentetik geometri.

Synthetic method : Öğretimde bir konunun yalınç öğelerini ya da ayrı ayrı olayları bir araya toplayarak onlardan bireşimsel bir bütün oluşturma ya da bir sonuca varma yolu. Bireşimsel yöntem.

Synthetic rope : Sentetik halat. Sentetik maddelerden bükme ve örme yoluyla yapılan halatlar.

Synthetic resin : Sentetik reçine. Yapay reçine.

 

İngilizce Synthetic Türkçe anlamı, Synthetic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synthetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Storages : Bellek. Depo. Saklama. Ardiye ücreti. Biriktirme. Depolama. Ambar.

Asymptotic : Kavuşmaz. Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bükeye yaklaşan ancak hiçbir zaman yolunu kesmeyen doğru ile ilgili (matematik). Asimptotik. Bir eğrinin, değişkeni sonsuza doğru giderken yaklaştığı erey doğru. Asimtotik. Asimptota ait. Kavuşmaz gidiş. Asimtot.

Artificially : Suni olarak. Yapay bir şekilde. Yapay olarak.

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Compositive : Sentezlenmiş. Karıştırılmış. Karışmış. Birleştirilmiş.

Closer : Son. Sıkı. Bitişik. Bunaltıcı. Kapı kapatıcısı. İçli dışlı. Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Yakın. Kapalı.

Artificial : Takına. Yapma. Doğadaki benzerleri örneksenerek insanlarca yapılmış, üretilmiş olan. Sahte. Yapmacık. Taklit. Takma. Yalan.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Additive : Toplamsal. Ek katkı. İlave. Çoğalan. Eklenecek. Katkı maddesi. Katılan kimyasal madde. Katık. Katkı.

Synthetic synonyms : synthetics, fictious, hokiest, aliphatic compounds, unreal, flexional, alcohols, activated coal, acid salt, inauthentic, acier inoxydable, contrived, polysynthetic, manmade, acidimetry, ersatz, falsest, factitious, additive properties, artificials, storage, synthetical, hokey, cardboard, false, spurious, imitations, man made, semisynthetic, alicyclic compounds, faux, hokier, imitation.

Synthetic zıt anlamlı kelimeler, Synthetic kelime anlamı

Natural : Fıtri. Normal. Doğuştan. Natürel. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Asıl. Yapmacıksız. Tabii. Hılki. Doğuştan hünerli kimse.

Analytic : Tahlili. Çözümsel. Analiz ile ilgili. Çözümlemeli. Analitik. Çözümleyici. Analiz yapan yöntem.

Synthetic ingilizce tanımı, definition of Synthetic

Synthetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consisting in synthesis or composition. As, the synthetic method of reasoning, as opposed to analytical. Of or pertaining to synthesis.