Tıng nedir, Tıng ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üzüm tanesi.

Tıng ile ilgili Cümleler

  • O, sadece gitarı nasıl tıngırdatacağını biliyor.
  • Ali gitar tıngırdatırken bir ağacın altında oturdu.

Tıng ile ilgili Atasözü veya Deyim

tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç : “çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum” anlamında kullanılan bir söz.

Tıng tanımı, anlamı

Tınga : Şişmanlıktan karnı şişmiş (hayvan için). Çinko, teneke ya da bakırdan yapılmış leğen, kova ve benzerleri şeyler

Tıngacık : Kıvrak, güzel.

Tıngaç : Küçük tepe.

Tıngafa : Çabuk öfkelenen, sinirli.

Tıngay : Çabuk öfkelenen, sinirli.

Tıngaz : Zayıf, dayanıksız (insan ya da hayvan için): Bu tarlayı bu tıngaz beygirle mi süreceksin?.

Tıngı : Çinko, teneke ya da bakırdan yapılmış leğen, kova ve benzerleri şeyler.

Tıngıl : Küçük sepet.

Tıngıl elek : Yoksulluk, pa-rasızlıkiçin.

Tıngıl mıngıl : Salkım salkım. Bir şeyin yuvarlanması için. At, eşek ve benzerleri hayvanların uyumlu yürüyüşü için. Kadının arkasında bir sürü çocukla dolaşması için.

Tıngıl tıngıl : Bir şeyin yuvarlanması için.

Tıngıllamak : Tınlamak, ses çıkarmak.

Tıngır elek : Bomboş.

Tıngırak : Mayasız ince ekmek. Hayvanların boynuna takılan çan.

 

Tıngıramak : Tıngır tıngır ses çıkarmak. Çok kurumak.

Tıngırdak : Hayvanların boynuna takılan çan. Havan, dibek.

Tıngırdek : Böbrek.

Tıngırına saymamak : Söz dinlememek, başına buyruk olmak.

Tıngırlak : Dört kulplu testi.

Tıngıro : Kuzuların boynuna takılan çıngırak.

Tıngıroğlu : Sinop şehrinde, Kabalı bucağına bağlı bir yer.

Tıngıy : Tahta.

Tıngoz : Çabuk öfkelenen, sinirli. Titiz, sinirli, alıngan.

Tıngadak : Birdenbire, aniden ses çıkararak.

Tıngıldama : Tıngıldamak durumu veya biçimi.

Tıngıldamak : Tıngırdamak.

Tıngıldatma : Tıngıldatmak işi.

Tıngıldatmak : Tıngırdatmak.

Tıngır : Metal bir nesne sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkan ses. Para. Parasız, züğürt. Boş.

Tıngır mıngır : Kuru, çınlamalı ve yankılı bir sesle. Yavaş, düzenli bir biçimde.

Tıngır tıngır : Birbirine çarpan metal eşya sürekli ses çıkararak. Bomboş (yer).

Tıngırdama : Tıngırdamak işi.

Tıngırdamak : Metal nesneler kuru bir ses çıkarmak, tıngıldamak.

Tıngırdatma : Tıngırdatmak işi.

Tıngırdatmak : Tıngırtı çıkarmak, tıngıldatmak. Çalgıyı biraz çalabilmek, tıngıldatmak.

Tıngırı yolunda : Kazancı iyi.

Tıngırtı : Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı.

Diğer dillerde Tımarlı avcılar anlamı nedir?

Osmanlıca Tımarlı avcılar : bazdaran