Tacking türkçesi Tacking nedir
- Çivileme.
- Zilyetlik sürelerinin birbirine eklenmesi.
- Faça.
- Kasıntı.
- Tutturma.
- Teyel.
- İlinti.
- Sarma.
- İpoteklerin birleştirilmesi.
Tacking ile ilgili cümleler
English: Why are they attacking us?
Turkish: Neden bize saldırıyorlar?
English: Ali spent all morning stacking firewood.
Turkish: Ali bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.
English: Allied forces were attacking from the west.
Turkish: Müttefik kuvvetleri batıdan saldırıyorlardı.
English: Why is my cat attacking my bathrobe?
Turkish: Neden benim kedi, bornozuma saldırıyor?
Tacking ingilizcede ne demek, Tacking nerede nasıl kullanılır?
Attacking : Saldıran. Saldırarak. Saldırma.
Attacking game : Ofansif oyun. Karşı kaleye akın yapmaya dayanan bir oyun yöntemi. bu biçimde oynayan bir takım, akın üstüne akın yaparak topu daha çok karşı yarı alanda bulundurmaya çalışır. Akıncıl oyun.
Attackingly : Hücum ederek. Taarruz ederek. Saldırgan şekilde. Saldırarak.
Counterattacking : Karşı hücum. Karşı hücuma geçmek. Kontratak. Karşı atak. Karşı saldırıda bulunmak. Karşı saldırı. Karşı saldırı yapmak. Karşı akın. Kontratak yapmak.
Offset stacking : Ayırarak yığma. Ofset yığınlama.
Tackified : Güçlendirilmiş veya kıvamı artırılmış.
Tackier : Islak (boya). Dökülmüş (saç). Pejmürde. Tutkal. Zamk. Yapışkan. Yırtık pırtık. Boktan. Yapış yapış.
Stacking gel : Yükleme jeli. Toplayıcı jel. Proteinlerin elektroforezinde kullanılan ve elektroforez edilecek proteinlerin belirli bir hatta yığımlanmasını sağlayan jel türü.
Thumbtacking : Raptiye. Resim çivisi. Pünez.
Stacking : Yığma. İstif. İstifleme. Ampilaj.
İngilizce Tacking Türkçe anlamı, Tacking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tacking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Swanked : Fiyaka. Caka. Kurumlanmak. Horozlanmak. Çalım. Kurum satmak. Gösteriş yapmak. Şıklık. Hava atmak.
Basting : Teyelleme.
Swankier : Gösterişli. Fiyakalı. Gösterişçi. Şık. Havalı.
Basting stitch : Daha sonra devam etmek üzere bırakılan yere konulan uzun ve gevşek dikiş. Teyelleme dikişi.
Bondings : Yapıştırma. Sahil duvarı. Yapışma. Bağlanma. Topraklama. Bağlama. Birleştirme. Bağlayan.
Swaggered : Hava atmak. Dayılanmak. Kurulmak. Racon kesmek. Kasıla kasıla yürümek. Horozlanmak. Kasım kasım kasılmak. Kasılmak. Caka satmak. Kurum satmak.
Fastening : Bağlanma. Toka. Sabitleme. Tutulma. Bağ. Tespit. Tespit etme. Kapı yada pencere kilidi. Mandal ya da sürgü.
Embosoming : Saklama. Kaplama. Sarmalama. Örtme. Kapatma.
Baste : Dayak atmak. Yağ sürmek. Azarlamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Paylamak. Dövmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Sopa atmak. Yağlamak. Haşlamak.
Pinnings : Kamalama. İğneleme. Sabitleme. Pimle sağlamlama. Pimleme. Takozlama. Yakalama. Tutma.
Tacking synonyms : embroidery stitch, sewing stitch, fixing, pretentious, nailing, swanking, fasciation, swankiest, envelopments, retaining, swagger, backstitching, infestation, banding, correlation, transfixion, pinning, swaggering, change of course, bandaging, connexion, fastenings, swank, belting, swanks, entwisting, fasciculation, beltings, felling, bonding, keying, tack, referent.
Tacking ingilizce tanımı, definition of Tacking
Tacking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A union of securities given at different times, all of which must be redeemed before an intermediate purchaser can interpose his claim.

Bu kısımda Tacking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tacking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tacking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tacking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.