Tacksmen türkçesi Tacksmen nedir

  • Kiraladığı birşeyi tekrar kiraya veren kişi.

Tacksmen ingilizcede ne demek, Tacksmen nerede nasıl kullanılır?

Tacksman : Kiraladığı birşeyi tekrar kiraya veren kişi.

Get down to brass tacks : Konuya gelmek. Bir şeyin temeline inmek. Ayakları yere basarak konuşmak. Esas meseleye gelmek. Gerçek konuya girmek. Sadede gelmek. Bir şeyin özüne inmek. Asıl konuya gelmek. Sadede gelelim. Pratikten söz etmek.

Tacks : Rüzgara karşı volta vurma. Yiyecek. Yol. Yöntem. İri başlı küçük çivi. Raptiye. Geminin rüzgara göre yaptığı yön değişikliği. Geçici olarak tutturma. Besin.

Attacks : Hamle yapmak. Tecavüz etmek. Girişmek. Dil uzatmak. Çatmak. Saldırmak. Aşındırmak. Eleştirmek. Koyulmak. Uğraşmak.

Attacks on the blade : "ezme", "bastırma", "çırpma" gibi doğrudan doğruya önce savutu etkileyen saldırılar. Savuta saldırılar.

Hardtacks : Sert bisküvi (eskiden denizcilerin yediği). Peksimet.

Simple attacks : Bir tek savut devinimiyle uygulanan saldırılar ("doğru dürtüş", "sıyırma", "kesme", "boşaltma" gibi). Tekli saldırılar.

Compound attacks : Bileşik saldırılar. Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında, birden çok eylemi kapsayan saldırılar (bir-iki, kesme-sıyırma, ikileme.... gi-bi).

Smokestacks : Gemi bacası. Baca (vapura veya fabrikaya ait). Baca borusu. Baca.

Counterattacks : Karşı akın. Karşı atak. Karşı saldırı yapmak. Kontratak yapmak. Karşı hücuma geçmek. Karşı hücum. Karşı saldırı. Karşı saldırıda bulunmak. Kontratak.