Takat nedir, Takat ne demek

Takat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet

"Takat" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hareket edebilecek ne vasıtamız ne takatimiz vardı." - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Tahtadan yapılmış parmaklık biçiminde kapı.

Takat anlamı, kısaca tanımı:

Takat getirmek : Dayanmak, katlanmak.

Takati kalmamak : Gücü azalmak, bitmek.

Takati yetmemek : Gücü yeterli olmamak.

Takat sınırı : Dayanma gücü.

Takatli : Güçlü, dayanıklı.

Takatsiz : Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz bir biçimde. Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz.

Takatsizlik : Takatsiz olma durumu.

Takatsizlik duymak : Güçsüz ve kuvvetsiz kaldığını anlamak.

Takatuka : Basımevlerinde kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz. Gürültü patırtı. Odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak.

Derman : İlaç. Çıkar yol, çare. Güç, takat, mecal.

Kuvvet : Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Güç. Fiziksel güç, takat. Yetke, erk, nüfuz.

 

Takatı tak olmak : Takatı kesilmek.

Takati kalmamak : gücü azalmak, bitmek. İlgili cümle: "“Sonra, artık takati kesilmiş gibi kendini bıraktı.”" R. N. Güntekin.

Takatukacı : Takatuka yapan veya satan kimse.

Takatukacılık : Takatukacının yaptığı iş.

Takatülümbe : Kırık dökük nesne.

Diğer dillerde Takat anlamı nedir?

İngilizce'de Takat ne demek? : [takât] n. power

Fransızca'da Takat : force [la], pouvoir [le], resistance [la]

Almanca'da Takat : Kraft, Leistung

Rusça'da Takat : n. мощь (F)