Tamboura türkçesi Tamboura nedir

Tamboura ingilizcede ne demek, Tamboura nerede nasıl kullanılır?

Tambour : Kasnağa gerip işlemek. Trampet. Ufak davul. Gergef. Davul. Silindir şeklindeki parça. Tambur. Gergef işlemek. Kasnak.

Tambourin : Trampet.

Tambourine : Tef. Zilli tef. Def. Uzun davul.

Tambourines : Uzun davul. Def. Tef. Zilli tef.

Tambouring : Sarma. İşleme.

Stamboul : İstanbul.

Noctambulistic : Uyurgezerlikle ilgili olan.

Noctambulic : Uyurgezerlikle ilgili. Uyurgezerlikle ilgili olan.

Noctambulation : Uyurgezerlik. Noktambulasyon.

Noctambulist : Noktambul. Uyurgezer.

İngilizce Tamboura Türkçe anlamı, Tamboura eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tamboura ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tambour : Davul. Gergef. Gergef işlemek. Kasnak. Kasnağa gerip işlemek. Silindir şeklindeki parça. Ufak davul. Trampet.

Tympan : Baskı mumlu bezi. Alın (kapı, pencere).

Tabor : Zilli def. Dümbelek. Dümbelek çalmak. İowa eyaletinde şehir. Darbuka. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.

Net drum : Trol ağlarında çelik tellerin sarıldıkları silindir. Ağ tamburu.

Drum : Dümbelek. Sütun gövdesi. Tekrar ede ede öğretmek. Parmaklarıyla tempo tutmak. Kasnak. Tıkırdatmak. Sınava çalışmak. Kafasına sokmak. Bk. mıknatıslı davul. Dom.

Tambours : Trampet. Silindir şeklindeki parça. Davul. Gergef. Ufak davul. Kasnak. Kasnağa gerip işlemek. Gergef işlemek.

Tamboura synonyms : membranophone.