Tamps türkçesi Tamps nedir

  • Çamurla tıkamak.
  • Tokmaklamak.
  • Tampon.
  • Bastırıp sıkıştırma görevi gören nesne.
  • Bastırıp sıkıştırmak.

Tamps ile ilgili cümleler

English: Ali gave me some stamps.
Turkish: Ali bana bazı pullar verdi.

English: Ali collects stamps.
Turkish: Ali pul biriktiriyor.

English: Ali has been collecting stamps since he was a kid.
Turkish: Ali çocukluğundan beri pul topluyor.

English: Ali collects teddy bears, postcards and stamps, old coins, stones and minerals, number plates and hubcaps - in short: almost everything.
Turkish: Ali oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.

English: Ali showed me his collection of stamps.
Turkish: Ali bana pul koleksiyonunu gösterdi.

Tamps ingilizcede ne demek, Tamps nerede nasıl kullanılır?

Collect stamps : Hobi olarak çeşitli posta pulları toplamak. Pul toplamak.

Exemption of rights of stamps : Toplumsal güvenceler kurumunca güvenceli için yapılan tüm işlemlerin kesenek işlem gideri ve damga vergilerinden bağışık olması. Vergilerde bağışıklık.

Stamps : Ezmek. Tasdik etmek. Ayağını sertçe vurmak. İşlemek. Bastırmak. Mühürlemek. Göstermek. Kazımak. Yok etmek. Etiketlemek.

Trading stamps : İndirim kuponu. Kar pulu. Pay kuponu. Mal alım pulu uygulaması.

 

Which window is for stamps : Pul hangi gişede.

Tampering : Rüşvetle kandırmak. Karışmak. Bir belge üzerinde gizlice bir takım değişiklikler yapma. Sıkıştırma. Kurcalama. Tahrifat. Kurcalamak. Onaysız değişiklik. Onaysız değişiklik yapma.

Tamper with : Ellemek. Kanuna aykırı olarak değiştirmek. Rüşvetle kandırmak. Ayartmak. -e dokunmak. Karıştırmak. -i değiştirerek bozulmasına yol açmak. Tahrif etmek. Kurcalamak. İle oynamak.

Tamper : Sıkmaç. Karıştırmak. Gizlice uğraşmak. Kurcalamak. Dokunmak. Oynamak. Karışmak. Sıkıştırıcı. Tokmak. Rüşvetle kandırmak.

Tamp down : Yatıştırmak. Bastırıp sıkıştırmak. Bastırmak.

Tamped : Çamurla tıkanmış. Çamurla tıkamak. Bastırıp sıkıştırmak. Sıkıştırılmış.

İngilizce Tamps Türkçe anlamı, Tamps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tamps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beetled : Kakmak. Çıkıntı yapmak. Çomak. Tokmak. Kınkanatlı böcek. Dövmek. Çakmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Sarkmak.

Bumper : Sıkılama makinesi. Ağzına kadar dolu kadeh. Ağzına kadar dolu bardak. Bereketli şey. Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça. Mahmuz. Çamurluk. Önleç. Alışılandan çok daha bol.

Pound : Havanda dövmek. Yumruklamak. Küt küt atmak (kalp). Ezmek. Dalgaya çarpmak (gemi). İngiltere’de kullanılan ağırlık birimi. bk. ingiliz sterlini. Çarpmak. Vurmak.

Bumpers : Bereketli şey. Çamurluklar. Ağzına kadar dolu kadeh. Mahmuz.

 

Packings : Salmastra. Paketleme. Sızdırmazlar. Tıkaç. Ambalaj. Ambalajlama. Sarma. Taş kama. Sandıklama.

Shock absorber : Amortisör cihaz. İniş takımı amortisör dikmesi. Şok emici. İçine yağ doldurulmuş bir yuvgu ve bunun içinde gidip gelen, ucu tekerleğe bağlı bir tokaçtan oluşan sönümleç. Şok giderici. Giderici. Amortisör. Darbe emici. Yatıştırıcı.

Moused : Fare avlamak. Sıçan. Mouse. Tıkalı boruları açma topu. Fare. Çekingen tip. Mahcup. Fare tutmak.

Mouses : Fare tutmak. Fare avlamak. Mouse. Sıçan. Tıkalı boruları açma topu. Mahcup. Çekingen tip. Fare.

Tamps synonyms : black bindweed, tamus communis, genus tamus, family dioscoreaceae, yam family, sunshine state, everglade state, black bryony, dioscoreaceae, plant genus, car bumper, beat with a mallet, ram in, buffer stop, beetle, buffer, fender, tamp down, malled, fl, bumber, packing, tamp, tamped, mouse, buffers, bumpering, fenders, florida, mall, tamping.

Tamps zıt anlamlı kelimeler, Tamps kelime anlamı

Decompress : Açmak. Sıkıştırılmışı açmak. Basınçtan kurtulmak. Serbest kalmak. Tazyiki boşaltmak. Basıncı kaldırmak. Sıkışmışı açma. Basıncı azaltma. Basıncı azaltmak.