Tamper with türkçesi Tamper with nedir

  • İle oynamak.
  • Ellemek.
  • Rüşvetle kandırmak.
  • -i değiştirerek bozulmasına yol açmak.
  • Birisini etkilemeye çalışmak.
  • Tahrif etmek.
  • Ayartmak.
  • Kurcalamak.
  • Karıştırmak.
  • -e dokunmak.
  • Kanuna aykırı olarak değiştirmek.

Tamper with ile ilgili cümleler

English: You cannot tamper with my bag.
Turkish: Benim çantamı sen kurcalayamazsın.

English: Be careful not to tamper with it.
Turkish: Onu tahrif etmemeye dikkat et.

Tamper with ingilizcede ne demek, Tamper with nerede nasıl kullanılır?

Tamper : Kurcalamak. Dokunmak. Rüşvetle kandırmak. Karıştırmak. Karışmak. Tokmak. Sıkmaç. Oynamak. Sıkıştırıcı. Gizlice uğraşmak.

With : İle ilgili. Canlı. Li. -lı. -la. Beraberinde. Beraber. Nedeniyle. İle beraber. Sayesinde.

Tampered : Kurcalamak. Karışmak. Rüşvetle kandırmak. Karıştırılmış. Kurcalanmış.

Tamperer : Kurcalayan kişi.

Tamperers : Kurcalayan kişi.

Tampering : Bir belge üzerinde gizlice bir takım değişiklikler yapma. Kurcalamak. Onaysız değişiklik. Tahrifat. Onaysız değişiklik yapma. Kurcalama. Rüşvetle kandırmak. Karışmak. Sıkıştırma.

İngilizce Tamper with Türkçe anlamı, Tamper with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tamper with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blent : Kaynaşmak. Harmanlamak. Karışmak. Karıştırılmış. Harmanlanmış. Uyum sağlamak.

Suborns : Yalancı tanıklık yaptırmak. Rüşvetle teşvik etmek. Yalan ifade verdirmek. Kışkırtmak. Aklını çelmek. Yalancı şahitlik yaptırmak.

Gropes : Elle taciz. El yordamıyla aramak veya ilerlemek. Sarkıntılık etmek (elle). El yordamıyla aramak. El ile taciz. Yoklamak. Okşamak. Elle aramak.

Laid hands on : Vurdu. Yakalamak (cezalandırmak veya dövmek için). Çaktı. Ele geçirmek. Bulmak. Ellerini – üzerine koydu. -e el sürmek. -e el kaldırdı. Zor kullanmak.

Allures : Albeni. Baştan çıkarmak. Büyülemek. Çekici. Cezbetmek. Aklını çelmek. Aklını başından almak (argo terim). Çekmek. Aklını başından almak.

Tinker with : Tamir etmeye çalışmak. Düzeltmeye çalışmak. Kurcalamak (tamir veya düzeltme amacıyla).

Fool around with : - ile eşini veya sevgilisini aldatmış. Bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek. - ile ilişkisi olmuş. - ile flört etmiş veya sevişmiş.

Allude : Dokundurmak. Anmak. Üstü kapalı söylemek. Cezbetmek. Müracaat etmek. İstinat etmek. İşaret etmek. Kinaye etmek. Nazarda tutmak. Baştan çıkarmak.

Admix : Beton katkı. Karışmak. Harç katkı. Katmak. Katıp karıştırmak.

Feels : Anlamak. Duymak. Sezmek. Hissetmek. Dokunmak. Yoklamak.

Tamper with synonyms : delude, churn, bribing, falsifying, paw, admixes, drag up, distort, admixing, debauch, suborned, handled, finger, tampered, trifle with, amalgamate, beguiles, groped, monkey with, suborning, amalgamating, falsify, deface, fingers, irritate, touch upon, adulterates, lay hands on, bribes, bribe, amalgamated, adulterate, distorts.