Tamper türkçesi Tamper nedir

Tamper ile ilgili cümleler

English: The lock on my drawer had been tampered with and some of my papers were missing.
Turkish: Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.

English: You cannot tamper with my bag.
Turkish: Benim çantamı sen kurcalayamazsın.

English: The documents were tampered with.
Turkish: Belgeler tahrif edildi.

English: Be careful not to tamper with it.
Turkish: Onu tahrif etmemeye dikkat et.

Tamper ingilizcede ne demek, Tamper nerede nasıl kullanılır?

Tamper with : Kurcalamak. İle oynamak. Karıştırmak. Ayartmak. Rüşvetle kandırmak. Ellemek. Kanuna aykırı olarak değiştirmek. Tahrif etmek. -i değiştirerek bozulmasına yol açmak. -e dokunmak.

Tampered : Karıştırılmış. Kurcalanmış. Karışmak. Rüşvetle kandırmak. Kurcalamak.

Tamperer : Kurcalayan kişi.

Tamperers : Kurcalayan kişi.

Tampering : Bir belge üzerinde gizlice bir takım değişiklikler yapma. Onaysız değişiklik. Kurcalamak. Onaysız değişiklik yapma. Karışmak. Rüşvetle kandırmak. Kurcalama. Sıkıştırma. Tahrifat.

Self addressed stamped envelop : Posta pulu eklenmiş göndericinin adresini taşıyan mektup. Sase.

 

Stampers : Pullayan. Istampa. Damgalayan. Presleme makinesi. Tokmak. Damgacı. Zımba. Pul yapıştıran. Damga. Pul yapıştırma makinesi.

Stamper : Damgalayan. Zımba. Pul yapıştırma makinesi. Istampa. Pul makinesi. Damga. Presleme makinesi. Damgacı. Pullayan. Tokmak.

Stamped : Damgalı. Damgalanmış. Mühürlü. Pullu.

Kilovoltampere : Kilovolt amper.

İngilizce Tamper Türkçe anlamı, Tamper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tamper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaveled : Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Oturum başkanının tokmağı. Duvarcı çekici. Yargıç tokmağı. Senelik kira.

Acted : Görevini yapmak. Numarası yapmak. Numara yapmak. Etki etmek. Rol oynamak. Davranmak. Rol yapmak. Hareket etmek.

Squeegee : Lastik şeritli ve saplı silecek. Cam sileceği. Çekçek. Lastik süpürge. Çekpas. Çek-pas. Fotoğraf kurutucu lastik.

Monkey with : Uğraşmak.

Irritate : Azdırmak. İrite etmek. Sinirini bozmak. Sinirlendirmek. Sinir bozmak. Kızdırmak. Gıcık etmek. Öfkelendirmek. İptal etmek. Kaşındırmak.

Monkey : Yaramaz çocuk. Afacan. Maymun.

Gavels : Duvarcı çekici. Yargıç tokmağı. Senelik kira. Oturum başkanının tokmağı. Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu).

Daff : Üstünden atmak. Bir kenara koymak. Bir kenara atmak. Oyalanmak. Korkutmak. Aptalca davranmak. Üşengeçlik etmek. Zaman harcamak. Yıldırmak. Gözünü korkutmak.

Amalgamated : Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Cıvayla karıştırılmış. Birleştirmek.

Butt : Boynuzlamak. Tos vurmak. Dipçik. Nişan. Dip kısım. Kıç. Hedef. Süsmek. Popo. Sap.

 

Tamper synonyms : astringent, amalgamate, adulterates, admixed, cavort, amalgamates, wringer, drag up, blend, admixing, bully head, be intolerant of, budge, hammers, clap, butt in, affect, knocker, dances, be mixed up, fiddle, interfere, dally with, budging, contacting, tightener, suborning, disagreed, budged, tampers, compactor, dab, monkeyed.

Tamper ingilizce tanımı, definition of Tamper

Tamper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be busy. One who tamps. To try little experiments. Specifically, one who prepares for blasting, by filling the hole in which the charge is placed. To meddle. As, to tamper with a disease.