Stampers türkçesi Stampers nedir

  • Damgacı.
  • Pul yapıştıran.
  • Pullayan.
  • Tokmak.
  • Damga.
  • Pul makinesi.
  • Presleme makinesi.
  • Istampa.
  • Zımba.
  • Damgalayan.
  • Pul yapıştırma makinesi.
  • Vurma veya öğütme aracı.
  • Damga vuran memur.

Stampers ingilizcede ne demek, Stampers nerede nasıl kullanılır?

Stamper : Pul makinesi. Damga. Pullayan. Istampa. Damgalayan. Pul yapıştırma makinesi. Tokmak. Pul yapıştıran. Vurma veya öğütme aracı. Presleme makinesi.

Stamped : Damgalı. Pullu. Damgalanmış. Mühürlü.

Stamped envelope : Pullu zarf.

Stamped paper : Damgalı kağıt.

Stampede : Zorlamak. Çil yavrusu gibi dağılmak. Ürküterek kaçırmak. Panik halinde kaçmak. İzdiham yaratmak. Korkutarak dağıtmak. Çılgınca kaçışma. İzdiham. Kaçışmak. Ayaklandırmak.

Stamp down : Ezmek.

Stampeding : Panik yaratmak. Çılgınca kaçışma. Kaçışmak. Panik halinde kaçmak. Ürküterek kaçırmak. Korkutarak dağıtmak. İzdiham. İzdiham yaratmak. Bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak. Ayaklandırmak.

Stamp collecting : Pul koleksiyonculuğu. Pay toplama. Posta pulları biriktirme. Pul toplama.

Stampeded : Panik halinde kaçmak. Çılgınca kaçışma. İzdiham yaratmak. Ayaklandırmak. İzdiham. Zorlamak. Çil yavrusu gibi dağılmak. Panik yaratmak. Ürküterek kaçırmak. Bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak.

 

Stamp album : Pul albümü. İçinde posa pulları koleksiyonu bulunan albüm. Pul koleksiyonu.

İngilizce Stampers Türkçe anlamı, Stampers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stampers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Punch : Biz ile delmek. Etki. Yumruk atmak. Zımbayla delik açmak. Delgeç ile delmek. Zımbayla delmek. Zımbalamak. Delgi. Sertçe basmak. Delmek.

Verbalise : Bir kelimeyi eylemleştirmek (verbalize olarak da yazılır). Fiile çevirmek. Sözleştirmek. Söze dökmek. (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. Sözle anlatmak. Ağız kalabalığı etmek. Geveze olmak. (britanya ingilizcesi) kelimelerle ifade etmek.

Beetles : Kın kanatlılar. Şahmerdan. Kınkanatlılar. Böcek. Çomak. Tokaç. Çok hücrelilerden (metazoa), eklem bacaklılar (arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça fazla değişiklikler gösteren, orta göğüs bölütü büyük, ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmiş, bazen elitrasız, zar gibi art kanatları uçmayı sağlayan, çiğneyici tip ağız parçalan bulunan, gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen türleri olan bir familya. altın böcek (cetonia aurata), uğur böceği (coccinella septempunctata), mayıs böceği (melolontha vulgaris), ateş böceği (lampyrus noctiluca), un böceği (tenebrio molitor), buğday böceği (calandra granaria), geyik böceği (lucanus cervus), mercimek böceği (bruchus lentis), su böceği (hydrophilus caraboides), girinus (gyrinus), klaviger (claviger), pislik böceği (ateuchus sacer) en iyi bilinen tür ve cinsleridir. Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.).

 

Knob : Çük (argo sözcük). Budak. Saç topuzu. (ağaçta) budak. Topuz. Yumrulaştırmak. Baş. Kontrol düğmesi. Pütür.

Verbalize : Fiile çevirmek. Sözcüklere dökmek. Sözcüklerle ifade etmek. Sözlü ifade edilmek. Söze dökmek. Sözle anlatmak. Sözle ifade etmek. Dile getirmek. Açıklamak. İfade etmek.

Hammer : Çekiçle vurmak. Orta kulağın üç küçük kemiğinden çekiç biçimindeki ilk kemik. malleus. Çakmak. Tüfek horozu. (fiyat) kırmak. Saldırmak. Atletizm, biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Bir sap ve ucuna takılmış metal bir ağırlıkla yapılmış, güçlü vuruş sağlayan aygıt. Hızlı atmak. Tokmak, sap ile tutaktan oluşan, 7.257 kg. ağırlığında, 117. 5 cm. -121. 5 cm. (tutağın içinden ölçüldüğünde) uzunluğunda atma aracı.

Falter : Titremek (ses). Gücünü kaybetmek. Tutuk konuşmak. Sersem sersem yürümek. Yalpalamak. Kekelemek. Duraklamak. Duraksamak. Hızını kaybetmek. Sendelemek.

Puncheons : Çatı direği. Büyük fıçı. Büyük varil. Şarap fıçısı. Çatı desteği. Perçin çekici. Kısa dayak.

Scuttle : Mahvetmek. Tüymek. Bozmak. Deniz musluğunu açıp batırmak. (gemi) batırmak. Vazgeçmek. Hızla ilerlemek. Seğirtmek. Kaçmak. Delik açarak batırmak.

Beater : Vurucu. El mikseri. Mikser. Çırpan şey. Dövücü. Çırpıcı. Döven.

Stampers synonyms : cancelation, pads, earmark, cachets, earmarks, cancellations, ink pad, hammers, utter, cancellation, pad, beaters, knobs, beetle, imprint, blemishing, rubber stamp, cutting die, staplers, perforator, character, stapler, impressure, run, stutter, cachet, staples, inkpad, charactered, stapling machine, brand, skitter, stamp pad.