Punch türkçesi Punch nedir

  • Punç.
  • Yumruk atmak.
  • Sertçe basmak.
  • Zımbayla delmek.
  • Yumruklamak.
  • Delgeç ile delmek.
  • Bizle delmek.
  • Vurmak.
  • Zımba ile delmek.
  • Matkap.
  • Zımba.
  • Delgi.
  • Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Zımbayla delik açmak.
  • Güç.
  • Yumruk.
  • Delmek.
  • Zımbalamak.
  • Biz ile delmek.
  • Etki.
  • Muşta ile vurmak.

Punch ile ilgili cümleler

English: I wanted to punch him in the face.
Turkish: Onun yüzüne yumruk atmak istedim.

English: I want to punch you in your face.
Turkish: Yüzüne yumruk atmak istiyorum.

English: Ali tried to sucker punch John.
Turkish: Ali John'a çaktırmadan yumruk atmaya çalıştı.

English: Ali blocked Mary's punch and kicked her again.
Turkish: Ali Mary'nin yumruğunu bloke etti ve ona tekrar tekme attı.

English: I would like to punch Tom in the head.
Turkish: Tom'un kafasına yumruk atmak istiyorum.

Punch ingilizcede ne demek, Punch nerede nasıl kullanılır?

Punch and judy : İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. panç çirkin, koca burunlu, koca göbekli kambur bir tiptir. cudi ise onun dırdırcı karısıdır. İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. panç (pulçinella'nın etkisi) çirkin bir kamburdur, kocaman bir burnu ve göbeği vardır. cudi de onun karısıdır. günlük konuları ele alıp yeren, taşlayan bir halk kuklasıdır. Panç ile cudi.

 

Punch and judy show : Kasperle tiyatrosu. Kısa güldürüler oynayan ve genellikle küçüklere yönelik kukla tiyatrosu. Zalim koca punch ve onun dırdırcı karısı judy'nin oynadığı ingiliz kukla gösterisi (italyan commedia dell'arte den türetilen). Punch ve judy şov.

Punch bowl : Punç kasesi. Punch kasesi. Meyveli kokteyl kasesi.

Punch calls : Kukla oyununda ıslık sesi çıkaran özel düdük. Kukla düdüğü.

Punch card : Delgili kart. Delikli kart.

As pleased as punch : Mal bulmuş mağribi gibi. Çok sevinçli. Çok mutlu.

Card punch machine : Delikli kart ortamına veri girişi yapan çevrimdışı veri hazırlama donanımı. kimi kart delgi makineleri, delgi sağlama görevini de yapabilecek biçimde donatılmıştır. Kart delgi makinası. Kart delgi makinesi.

Centre punch : Merkezleme zımbası. Merkez zımbası. Delik mastarı. Nokta zımbası. Punta zımbası. Çekit zımbası.

Card punch : Delikli kart veri ortamına yazan bilgisayar çıkış birimi. Kart delici. Kart delgi.

Card punch buffer : Kart delgi makinesi tamponu. Kart delgi makinası tamponu. Kart delici tamponu.

İngilizce Punch Türkçe anlamı, Punch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drill : Talim. Alıştırı. Alıştırma yapmak. Frez. Tatbikat. Kuyu açmak. Cerrahi matkap.

Buffet : Örselemek. Dövmek. Büfe. Tokat atmak. Mücadele etmek. Sarsmak. Tokatlamak. Boğuşmak.

Staples : Kırpıntı lifler. Raptiyelemek. Çatal çivi ile tutturmak. Dünya borsa fiyatlarına tabi başlıca maddeler. Minnesota eyaletinde şehir. Liflerine göre ayırmak. Sınıflamak (yün vb.).

Batter : Meyilli olmak (duvar). Hırpalamak. Dövmek. Yıpratmak. Süt. Vuruş yapan oyuncu. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Hor kullanmak.

 

Slug : Kütle ölçüsü. Yumruklaşmak. Yama. Yumruk patlatmak. Sert vuruş. Tembellik etmek. Sert yumruk ya da darbe. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Metal kübü. Çok sert vurmak.

Buffets : Boğuşmak. Mücadele etmek. Tokat atmak. Büfeler. Sarsmak.

Dig through : Kazıp delmek.

Cuff : Şamar atmak. Şamar. Sille. Yen. Kolluk. Tokat. Tokat atmak. Tokatlamak. Paça.

Actions : Çarpışma. Hareket. Amel. Olayların gelişimi. Faaliyet. Amal. Davranış. Eylemler. Etkileme.

Clumps : İndirmek. Küme. Ağır adımlarla yürümek. Ayakkabı pençesi (kalın). Kümelemek. Sert adım sesi. Yığın. Tok ses. Grup.

Punch synonyms : sunday punch, sucker punch, counterpunch, ko punch, rabbit punch, knockout punch, ability, bash, staplers, ardous, gimleting, bearing, center punch, attack, jab, batter down, clouted, stabler, bitbrace, broached, jabs, stampers, kill, brace bit, augers, abilities, cutting die, give somebody snuff, flouts, stablers, biff, broaching, dunt.

Punch zıt anlamlı kelimeler, Punch kelime anlamı

Clearheaded : İyi düşünen. Mantıklı. Kafası rahat. Aklı başında. Kafalı. Tamamen uyanık. Sıkıntılı olmayan. Tetikte. Akıllı. Anlayışlı.

Punch ingilizce tanımı, definition of Punch

Punch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything short and thick. As, to punch one with the end of a stick or the elbow. Specifically named from the kind of spirit used. To perforate or stamp with an instrument by pressure, or a blow. A thrust or blow. A beverage composed of wine or distilled liquor, water (or milk), sugar, and the juice of lemon, with spice or mint. To punch ticket. To poke. The buffoon or harlequin of a puppet show. To thrust against. A tool, usually of steel, variously shaped at one end for different uses, and either solid, for stamping or for perforating holes in metallic plates and other substances, or hollow and sharpedged, for cutting out blanks, as for buttons, steel pens, jewelry, and the like. A die. A short, fat fellow. As rum punch, claret punch, champagne punch, etc. As, to punch a hole.