Tana nedir, Tana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dana.

Küpe.

Tarhana.

İki yaşında erkek dana.

Dana.

Buzağı.

Tane.

Tana ile ilgili Cümleler

  • Tanaka bey, bana dürüst bir adam gibi geliyor.
  • Sınıf öğretmenimiz Bay Tanaka evlendi.
  • Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.
  • Tanaka ailesi bu öğleden sonra bizi ziyaret edecek.
  • Yeşil bir tana istiyorum.
  • Tanaka beyden bahsetmişken, son zamanlarda görüştünüz mü?
  • Tanah, Yahudi İncilidir.
  • Dün bana Kohei Tanaka'ya benzediğim söylendi.
  • Profesör Tanaka birinin kendisine çalışmasında yardım etmesini istiyor.
  • Benim adım Tanaka, az önce bitişiğe taşındım. Tanıştığıma memnun oldum.
  • Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.
  • Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.
  • Tanaka ailesi onlarla yemek yemem için beni davet etti.

Tana ile ilgili Atasözü veya Deyim

akşama karşı gitme, tana karşı yatma : “yolculuğa gece değil sabah erken çıkılmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

Tana tanımı, anlamı

Tana gitmek : 1.Şaşırmak, yabansımak: Hüseyin Ağa'nın lafı her zaman herkesin tanına gider. 2.Hoşa gitmek

Tana kalmak : Şaşırmak, yabansımak. Sabaha kalmak, sabahlamak. [Bakınız: dana kalmak].

Tanaburnu : Bitkilerin köklerini kesen zararlı bir böcek, danaburnu.

 

Tanaçan : Sabah vaktindeki alaca karanlık.

Tanaçar : Sabah vaktindeki alaca karanlık.

Tanagözü : Bir çeşit yün dokuma örneği.

Tanağar : Sabah vaktindeki alaca karanlık.

Tanak : [Bakınız: danak]. Garip, tuhaf, şaşırtıcı.

Tanaka : 1.Dolgun, iri yapılı. 2.Büyük kafalı, anlayışsız (çocuk): Ah tanaka ah, bişiyden çakmazsın.

Tanakıran : Kuzeybatıdan esen yel.

Tanal : Şafak gibi aydınlık insan.

Tanalık : Eski evlerde yıkanmaya ayrılan çinko kaplı küçük bölme.

Tanalp : Şafak gibi aydınlık yiğit.

Tanaltan : Şafak gibi aydınlık hükümdar.

Tanaltay : Şafak gibi aydınlık hükümdar.

Tanalya : Kunduracı pensesi. (Poyra Eskişehir).

Tanalye : Kunduracıların kullandığı, deriyi çekip uzatmaya yarayan ağzı dişli kerpeten.

Tanam : Paşam, arslanım anlamında övgü sözcüğü.

Tanan : Önce.

Tanas : Harman yığını.

Tanaş : Bir yaşında domuz yavrusu.

Tanaşman : Bir yaşında domuz yavrusu.

Tanatoloji : Ölümün belirtilerini, koşullarını ve nedenlerini inceleyen bilim dalı.

Tanav : Burun deliği.

Tanay : Şafak gibi aydınlık insan.

Tanayaz : Kapı, pencere ve benzerleri şeylerin arkasına kadar açık olması için.

Tanaydın : Şafak gibi aydınlık insan.

Tanaz : Alay, lâtife, istihza.

Tanazlık : 1.Kayık küpeştesine eklenen eğreti tahtalar, dalgalık. 2.Değirmen çarkının dönerek su savurduğu yer : Değirmen tanazlığına düştüm.

Tanassur : Hristiyanlaşma.

Diğer dillerde Tan yayı anlamı nedir?

İngilizce'de Tan yayı ne demek ? : twi light arc