Tanaka nedir, Tanaka ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.Dolgun, iri yapılı. 2.Büyük kafalı, anlayışsız (çocuk): Ah tanaka ah, bişiyden çakmazsın.
Tanaka ile ilgili Cümleler
- Bayan Tanaka yıllardır Amerika'da bulunduğu için çok iyi İngilizce konuşur.
- Tanaka ailesi onlarla yemek yemem için beni davet etti.
- Benim adım Tanaka, az önce bitişiğe taşındım. Tanıştığıma memnun oldum.
- Dün bana Kohei Tanaka'ya benzediğim söylendi.
- Tanaka bey, bana dürüst bir adam gibi geliyor.
- Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.
- Profesör Tanaka birinin kendisine çalışmasında yardım etmesini istiyor.
- Tanaka beyden bahsetmişken, son zamanlarda görüştünüz mü?
- Her hafta, Bayan Tanaka kötü gün için biraz para tasarruf eder.
- Artık Bay Tanaka ile görüşmüyorum.
- Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.
- Tanaka ailesi bu öğleden sonra bizi ziyaret edecek.
- Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.
- Bayan Tanaka yıllardır Amerika'da bulunduğu için çok iyi İngilizce konuşur.
- Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.
- Tanaka bey, bana dürüst bir adam gibi geliyor.
- Tanaka ailesi bu öğleden sonra bizi ziyaret edecek.
- Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.
- Artık Bay Tanaka ile görüşmüyorum.
- Benim adım Tanaka, az önce bitişiğe taşındım. Tanıştığıma memnun oldum.
- Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.
- Profesör Tanaka birinin kendisine çalışmasında yardım etmesini istiyor.
- Tanaka beyden bahsetmişken, son zamanlarda görüştünüz mü?
- Her hafta, Bayan Tanaka kötü gün için biraz para tasarruf eder.
- Sınıf öğretmenimiz Bay Tanaka evlendi.
- Dün bana Kohei Tanaka'ya benzediğim söylendi.
Tanak ile ilgili Cümleler
Tanaka kısaca anlamı, tanımı
Tana : Dana. Küpe. Tarhana. İki yaşında erkek dana. Buzağı. Tane
Tanak : [Bakınız: danak]. Garip, tuhaf, şaşırtıcı.
İri yapılı : Uzun boylu ve etine dolgun (kimse), iri kıyım, iri yarı.
Anlayışsız : Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.
Kafalı : Kafası olan. Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı. Kafası herhangi bir biçimde olan.
Bişiy : Bir şey.
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Çakma : Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.
Çocu : Çocuğu.
Kafa : İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
Bişi : Çörek, tatlı bir tür ekmek.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.
Ah : İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
Diğer dillerde Tan yayı anlamı nedir?
İngilizce'de Tan yayı ne demek ? : twi light arc

Bu kısımda Tanaka nedir? Tanaka ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tanaka tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tanaka hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.