Telescopic stand türkçesi Telescopic stand nedir

  • Kulis ışıldaklarının konulduğu, oyuklu ayakları iç içe girip çıkabildiği için yükseltilip alçaltılabilen çatkı.
  • Ayakları uzayıp kısalabilen sehpa.
  • İç içe giren çatkı.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • İç içe geçen destek.
  • Sahne gerisindeki ışıkların konduğu ve oyuklu ayakların içice girip çıkabildiği için yükseltilip alçaltılabilen destek.
  • İçice giren destek.
  • Dürbün sehpa.

Telescopic stand ingilizcede ne demek, Telescopic stand nerede nasıl kullanılır?

Telescopic : Geçmeli. İç içe geçen. Teleskopa ilişkin. Teleskopik. İç içe girerek uzayıp kısalan.

Stand : Ismarlamak. Tahammül etmek. Durdurmak. Dikilmek. Bulunmak. Desteklemek. Ayaklık. Katlanmak. Gitar sehpası. Dayanmak.

Telescopic antenna : Geçmeli dalgalık. Teleskopik anten. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almaca yerleştirilmiş ve birbiri içine geçerek uzayıp kısalabilen içeri dalgalığı.

Telescopic damper : Borulu sönümleç. İçine yağ doldurulmuş bir yuvgu ve bunun içinde gidip gelen, ucu tekerleğe bağlı bir tokaçtan oluşan sönümleç. Teleskopik amortisör.

Telescopic feed : İçe geçmeli itici.

Telescopic fork : Teleskopik çatal.

İngilizce Telescopic stand Türkçe anlamı, Telescopic stand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Telescopic stand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acrobacy : Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık. Akrobasi.

Amateur theater : Amatör tiyatro. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Özenci tiyatro.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

After piece : Ek oyun. Asıl oyunun sonunda, oyuna bağlı olmadan oynanan kısa oyun. Art oyun. Asıl oyunun sonunda, ona bağlı olmayan bir gösteri ya da oyun. Rönesans döneminde ingiltere'de asal oyuna ek olarak oynanan ve genellikle güldürücü olan kısa yapıt.

Act drop : Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Bölüm perdesi. Önperde. Oyun perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi.

Acting manager : Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Yönetici.

 

Allegory : Kinaye. Orunlama. Dokundurma. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Yerine. Alegori.

Abstract theatre : Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Soyut tiyatro.

Alley theme : Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Çıkmaz konu.

Active hero : Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman.

Telescopic stand synonyms : adaptability, acting style, abstractionism, actor manager, analyze, alto.