Tensioning türkçesi Tensioning nedir

Tensioning ingilizcede ne demek, Tensioning nerede nasıl kullanılır?

Extensionist : Genişlemeyi savunan. Ekstansiyonu savunan.

Tension adjuster arm : Kayış gergi kolu. Üfleçle üreteçleri döndüren kayışı gerdirmek için üreteç kasnağının devinimine olanak veren yarıklı kol.

Tension band wiring : Olecranon, trochanter major, patellae, tuberositas tibia, malleolus ve calcaneus’daki çekip koparma kırıklarının tedavisi için kullanılan ve bu tip kırıklarda kemiğe bağlı kas, tendo veya ligamentin kırık hattını ayırmasını engelleyen, telle kırık hattını birbirine doğru sıkıştıran yöntem. Germe teli uygulaması.

Tension bar : Çekme çubuğu. Gerilme çubuğu. Çekme kazığı.

Tension bridle : Germe gemi. Gerdirme donanımı.

Tension fracture : Tensiyon kırığı. Çekip koparma kırığı.

Tension test : Çekme deneyi. Çekme testi.

Tension joint : Gerilim çatlağı. Gerilme güçleriyle oluşan çatlak.

Tension roll : Germe haddesi. Germe merdanesi.

The tension was alleviated : Fırtına dindi. Meseleler daha az endişe edilir hale geldi. Tansiyon hafifledi. Tansiyon düştü. Durum rahatladı.

İngilizce Tensioning Türkçe anlamı, Tensioning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tensioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Distentions : Genişletilme. Karında şişkinlik. Büyütülme. Şişirilme. Esnetilme. Distansiyon. Şişme. Esneme. Genişleme.

Strainer : Kevgir. Elek. Süzek. Gerici. Lavabo, bulaşık teknesi v.b. araçların kirli su döşemesine bağlanmalarında kullanılan pirinç boru parçası. Bağlama ağızlığı. Kafes biçiminde, tel ya da gözenekli metalden yapılmış, kaba pislikleri ayırmaya yarayan süzgeç. Filtre. Süzgeç.

Staying : Kalma. Kalım. Payandalama. Oturma. Destekleme.

Tauting : Kasma.

Lifting : Asansörle çıkarma. Kaldıran. Kaldırma. Yükseltme. Vücudun herhangi bir bölümünü bulunduğu yerden yükseltme.

Stretchers : Gerici. Ayakkabı kalıbı. Hatıl. Teskere (inşaat). Tuval. Teskere. Kasnak. Sedye. Oturak (kayık).

Distension : Şişme. Distansiyon. Şişkinlik. Gerilme. Genişleme.

Elongations : Genişleme. Uzama. Uzanım. Uzatma. Boyuna. Sürdürme. Elongasyon. Uzanma.

Spreaders : Serpici. Yayıcı. Traka. Uçurtmanın ön kısımdaki çıtayı gergin tutmak için kullanılan çıta. Serici. Anten gergisi. İki telin arasına koyulan tahta. Duş fiskiyesi. Tereyağı bıçağı. Duş fıskiyesi.

Stretching : Uzama. Streçleme. Gerilme. Gerinme. Türlü nedenlerle kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlerde yapılan esnek, yaylı ve zorlu germe devinimi. Uzatma. Esneme. Esnetme.

Tensioning synonyms : strainers, guy, tenter, screen, tautening, tonicity, tonus, involutes, guying, straining, distention, tenters, tension, elongation, stretch, stretcher, spreading, spreader, tensile.