The curse türkçesi The curse nedir

  • Regl.
  • İntizar etmek.
  • Beddua etmek.
  • Lanet.
  • Sövüp saymak.
  • Telin etmek.
  • Aybaşı.
  • Lanetlemek.
  • İlenmek.
  • Beddua.
  • Lanet etmek.
  • Kargış etmek.

The curse ingilizcede ne demek, The curse nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Curse : Küfretmek. Küfür. Beddua. Lanet etmek. İntizar etmek. Küfür etmek. Lanetleme. İlenmek. Beddua etmek. Lanet.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The ablative : Ablatif. Çıkma durumu. İsmin -den hali.

The above : Yukarıdaki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıki. Yukarıda anılan.

İngilizce The curse Türkçe anlamı, The curse eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak The curse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anathematize : Kınamak. Kiliseden aforoz etmek. Afaroz etmek. Aforoz etmek. Yasaklamak.

Badmouth : Şiddetle eleştirmek. Biri için kötü konuşmak. Yerden yere vurmak. Yerden yere vurmak (argo terim).

Reprobating : Kötü. Hoşgörmemek. Huzuruna kabul etmemek (allah). Hor görmek. Kınamak. Sefil. Beğenmemek. Ayıplamak. Serseri.

Courses : Adet. Yönler.

Badmouthing : Birine çamur atma. Birini karalama. Şiddetle eleştirmek. Ağır eleştirme. Biri hakkında kötü yönde konuşma. Birini yerden yere vurma. Yerden yere vurmak. Biri için kötü konuşmak.

Dash : Tire. Dolaştırmak. Savrulmak. Yıkmak. Fırlatmak. Sıçratmak. Püskürtmek. Hızla koşmak. Atmak.

Anathematizes : Afaroz etmek. Kınamak. Aforoz etmek. Yasaklamak. Kiliseden aforoz etmek.

Blasts : Kavurmak (bitki). Havaya uçurmak. Yıkmak. Bangır bangır çalmak. Bas bas bağırmak. Patlatmak.

Anathema : Lanetleme. Aforoz. Afaroz. Lanetlenmiş kimse. Nefret edilen şey. Aforoz edilmiş kimse. Lanetli şey. Aforoz etme.

Cursed : Allah'ın belası. Kör olasıca. Talihsiz. Lanet olası. Beddua edilmiş. Körolası. Kahrolası. Huysuz. Melun.

The curse synonyms : imprecation, bedamn, curse, cuss, periods, execrated, reprobated, beshrews, damn, imprecating, menstrual, consign to perdition, blackguards, imprecated, swear like a bargee, cusses, maledictions, beshrew, black guard, badmouthed, reprobates, catamenia, curses, execrates, swears, rail, rail at, imprecate, awaits, menses, beshrewed, anathematized, denunciate.