Curse türkçesi Curse nedir

Curse ile ilgili cümleler

English: Do I curse too much?
Turkish: Ben çok lanetler miyim?

English: She speaks five foreign languages, but when she wants to curse she speaks in her mother tongue.
Turkish: O, beş yabancı dil konuşur ama o küfretmek istediğinde annesinin dilinde konuşur.

English: He knows how to curse in Chinese.
Turkish: Çince nasıl küfür edileceğini bilir.

English: What's your favorite curse word?
Turkish: En sevdiğin küfür hangisi?

English: Don't curse or I'll wash your mouth out with soap.
Turkish: Küfretme yoksa ağzını sabunla yıkarım.

Curse ingilizcede ne demek, Curse nerede nasıl kullanılır?

Curse him : Allah belasını versin. Lanet olsun.

Curse of dimensionality : Boyutsallık belası.

The curse : Lanetlemek. Aybaşı. İlenmek. Regl. Beddua etmek. Kargış etmek. İntizar etmek. Lanet etmek. Telin etmek. Beddua.

Venuss curse : Venüsün laneti.

Cursed : Allah'ın belası. Lanet. Huysuz. Kahrolası. Melun. Talihsiz. Kör olasıca. Körolası. Lanet olası. Lanetli.

Be cursed : Lanetlenmek. Lanete uğramak. Lanetli olmak. Lanet edilmek.

 

Cursers : Lanet eden kimse. Lanet okuyan kimse. Müstehcen dil kullanan kimse. Küfreden kimse. Başka birini lanetleyen kimse. Beddua okuyan.

Accurse : Bedduaya uğramak.

Curser : Başka birini lanetleyen kimse. Beddua okuyan. Lanet okuyan kimse. Müstehcen dil kullanan kimse. Küfreden kimse. Lanet eden kimse.

Curses : Sövmek. Beddua etmek. Lanet etmek. Lanetlemek. Küfretmek. Lanet okumak.

İngilizce Curse Türkçe anlamı, Curse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Verbalise : Sözle ifade etmek. Bir kelimeyi eylemleştirmek (verbalize olarak da yazılır). Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla). Söze dökmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. Sözle anlatmak. Açıklamak. (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürmek. Sözelleştirmek. Sözleştirmek.

Expletive : Kızınca veya heyecanlanınca söylenen anlamsız sözcük. Gereksiz sözcük. Sövgü (sözleri). Hece. Kızınca söylenen anlamsız söz. Tamamlayan sözcük. Gereksiz hece. Pekiştirici sözcük. Heyecan ifade eden söz.

Denunciate : Suç duyurusunda bulunmak. Yermek. Açıklamak. Ayıplamak. Kınamak. Kötülemek.

Use bad language : Ağzını bozmak.

Dashes : Çarpmak. Savurmak. Savrulmak. Kesik çizgiler. Cesaretini kırmak. Dolaştırmak. Düş kırıklığina uğratmak. Karalamak. Parçalamak.

Damned : Kör olasıca. Kahrolası. Allahın belası. Lanetlenmiş. Lanet olası. Pek. Lanetli. Çok. Aşırı.

Blaspheme : Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Dine küfretmek. Saygısızlıkta bulunmak. Allah hakkında kötü konuşmak. Küfretmek (dine). Kutsal şeylere saygısızlık.

Bleeding : Kanama. Suverme. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Kanayarak. Allah'ın cezası. Havasını alma. Adet. Kanayan.

 

Beshrew : İnkisar etmek. Beddua okumak.

Curse synonyms : give tongue to, imprecating, damns, the curse, badmouthed, blaspheme against, bally, shout, beshrews, chuffing, anathemas, maledict, blackguards, reprobates, damn, black guard, anathematizing, flacks, reprobating, blasphemes, cuss out, execrate, beshrewed, execrating, badmouth, maledictions, abusing, flipping, anathematise, damnation, reprobate, anathematizes, flack.

Curse zıt anlamlı kelimeler, Curse kelime anlamı

Bless : Kutsamak. Hayırdua etmek. Dua etmek. Şükretmek. Kutsal saymak. Takdis etmek.

Admit : İçeriye bırakmak. Almak. Meydan vermek. Teslim etmek. İtiraf etmek. Kabul etmek. Girmesine izin vermek. İçeri almak. İzin vermek. Olanak tanımak.

Communicate : Geçirmek. Bağlantılı olmak. Bulaştırmak. İletmek. Temasa geçmek. Nakletmek. İletişim kurmak. İçini dökmek. Dertleşmek. İblağ etmek.

Curse ingilizce tanımı, definition of Curse

Curse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An invocation of, or prayer for, harm or injury. To affirm or deny with imprecations. To imprecate evil upon. Malediction. To swear. To utter imprecations or curses. To call upon divine or supernatural power to send injury upon. To execrate.