Cursers türkçesi Cursers nedir

  • Küfreden kimse.
  • Başka birini lanetleyen kimse.
  • Beddua okuyan.
  • Lanet eden kimse.
  • Müstehcen dil kullanan kimse.
  • Lanet okuyan kimse.

Cursers ingilizcede ne demek, Cursers nerede nasıl kullanılır?

Curser : Küfreden kimse. Müstehcen dil kullanan kimse. Lanet okuyan kimse. Beddua okuyan. Başka birini lanetleyen kimse. Lanet eden kimse.

Curse him : Lanet olsun. Allah belasını versin.

Curse of dimensionality : Boyutsallık belası.

The curse : Regl. Beddua. İntizar etmek. Beddua etmek. Lanet etmek. Aybaşı. Sövüp saymak. Telin etmek. Lanet. Kargış etmek.

Venuss curse : Venüsün laneti.

Be cursed with something : Başı belada olmak. Çekmek.

Accurse : Bedduaya uğramak.

Cursedness : Melunluk. Talihsizlik. Lanetlilik. Lanetli olma durumu.

Cursedly : Kahrolası bir şekilde. Lanetlenmiş şekilde. Lanetlenmiş bir biçimde. Sefalet içinde. Küfretmeyi hak eden bir şekilde. Talihsizce. Talihsiz bir şekilde.

Barrage of curses : Büyük miktarda küfür. Küfür yağmuru.

İngilizce Cursers Türkçe anlamı, Cursers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cursers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abuse : Kötüye kullanmak. Suistimal etmek. Taciz etmek. Yolsuz kullanmak. Kötüye kullanma. Doğru olmayan bir şekilde kullanmak. Küfretmek. Fesat. Yolsuz kullanış. Yanlış işlem. içgüdüsünü kötüye kullanma.

 

Verbalize : İfade etmek. Açıklamak. Sözcüklerle ifade etmek. Fiile çevirmek. Sözlü ifade edilmek. Dile getirmek. Sözcüklere dökmek. Sözle ifade etmek. Sözle anlatmak. Söze dökmek.

Express : Belli etmek. Ekspres. Özel. Hızlı. Süratli. Açık etmek. Belli. Düşüncelerini belirtmek. Kesin. İfade etmek.

Execrators : Bela okuyan. Kınayan veya ayıplayan veya suçlayan kimse. Beddua eden kimse. Lanet eden. Nefret eden.

Execrator : Bela okuyan. Kınayan veya ayıplayan veya suçlayan kimse. Beddua eden kimse. Nefret eden. Lanet eden.

Blaspheme : Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Dine küfretmek. Kutsal şeylere saygısızlık. Küfretmek (dine). Saygısızlıkta bulunmak. Allah hakkında kötü konuşmak. Sövmek. Küfretmek.

Clapperclaw : Argo bir dil kullanmak. Pis bir dil kullanmak. Küfretmek. Tırnaklarla tırmalamak. Sövmek.

Utter : Buyurmak. Tüm. Kesin. Dile getirmek. Açığa vurmak. İfade etmek. Mutlak. Basmak (çığlık). Telaffuz etmek. Söylemek.

Verbalise : Fiile çevirmek. Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla). Dile getirmek. Sözcüklere dökmek. Geveze olmak. Sözelleştirmek. Ağız kalabalığı etmek. (britanya ingilizcesi) kelimelerle ifade etmek. Sözle ifade etmek. Söze dökmek.

Cursers synonyms : give tongue to, curser, swear, imprecate, shout, blackguard, cuss.

Cursers zıt anlamlı kelimeler, Cursers kelime anlamı

Blessed : Kutsal. Huzurlu. Bereketli. Kutsanmış. Kutlu. Mutluluk veren. Mübarek. Allah'ın. Mutlu.

Bless : Şükretmek. Hayırdua etmek. Dua etmek. Kutsamak. Takdis etmek. Kutsal saymak.