Lanetlemek nedir, Lanetlemek ne demek

"Lanetlemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "O zaman tiyatronun bütün oyuncuları beni lanetleyecekler." - A. Ağaoğlu

Lanetlemek tanımı, anlamı:

Lanetleme : Lanetlemek işi. Lanetlenmiş.

Lanet : Bir ilenme sözü. Tanrı'nın sevgi ve ilgisinden yoksun olma, beddua. Kötü, berbat, çok kötü.

Kargımak : Birine, Tanrı'nın, insanların sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretlerine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek.

Beddua : Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

Tanrı : Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan. Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah.

Merhamet : Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.

Yoksun : Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.

Bırakmak : Boşamak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Koymak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Bıyık veya sakal uzatmak. Kötü bir durumda terk etmek. Yanına almamak, yanında götürmemek. Ayrılmak, terk etmek. Sahiplik hakkını başkasına vermek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Bakılmak, korunmak için vermek. Sarkıtmak. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Engel olmamak. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Unutmak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Saklamak, artırmak.

 

Kovmak : Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Gözetmek. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek.

Etmek : Bulmak, erişmek. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Eşit değer kazanmak. Bir işi yapmak. Demek, söylemek. Herhangi bir değerde olmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Kötülükte bulunmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.

Diğer dillerde Lanetlemek anlamı nedir?

İngilizce'de Lanetlemek ne demek? : v. anathematize, curse, damn, darn, reprobate

Fransızca'da Lanetlemek : maudire, damner

Almanca'da Lanetlemek : v. verdammen

Rusça'da Lanetlemek : v. проклинать, клясть, наклик`ать, проклясть, накл`икать