Badmouth türkçesi Badmouth nedir

  • Sövüp saymak.
  • Yerden yere vurmak (argo terim).
  • Biri için kötü konuşmak.
  • Yerden yere vurmak.
  • Şiddetle eleştirmek.

Badmouth ingilizcede ne demek, Badmouth nerede nasıl kullanılır?

Badmouthed : Yerden yere vurmak. Şiddetle eleştirmek. Yerden yere vurmak (argo terim). Biri için kötü konuşmak. Sövüp saymak.

Badmouthing : Birini yerden yere vurma. Sövüp saymak. Birine çamur atma. Yerden yere vurmak. Ağır eleştirme. Şiddetle eleştirmek. Birini karalama. Biri için kötü konuşmak. Biri hakkında kötü yönde konuşma.

Badmouths : Sövüp saymak. Biri için kötü konuşmak. Yerden yere vurmak (argo terim). Şiddetle eleştirmek. Yerden yere vurmak.

Badman : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eşkıya. Harami. Filmlerde, izleyiciye sevimsiz gelen, filmin kahramanıyla çekişme durumunda olan, çeşitli kötülükler işleyen ve sonunda çoğu kez alt olan kimse. Kötü adam. Hırsız. Haydut.

Badmash : Gangster. Holigan. Değersiz kişi. Külhanbeyi. Değersiz kimse. Ciğeri beş para etmez. Ciğeri beş para etmez kimse. Kabadayı.

Badminton : Tüylü toplarla oynanan tenis. Tenis benzeri bir oyun.

Badminton court : Badminton kortu.

Badminton racket : Badminton raketi.

Badmen : Kötü adam. Haydut. Hırsız. Harami. Eşkıya.

Badminton racquet : Badminton raketi.

 

İngilizce Badmouth Türkçe anlamı, Badmouth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Badmouth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chastised : Eleştirmek. Suçlamak (ağır biçimde). Cezalandırmak (dayakla). Dayak atmak. Dövmek.

Cut up : Kazıkçı. Sarsmak. Davranmak. Acımasızca eleştirmek. Dümenci. Hilebaz. Oyuncu. Yıkmak. Acı çektirmek.

Traduce : İftira etmek. Çamur atmak. Leke sürmek. Kara çalmak. Karalamak.

Slammed : Çarpmak. Sövülmüş. Yenmek. Fırça atmak. Acımasızca sövülmüş olan. Çarparak koymak. Veryansın etmek. Fark atmak. Çarparak kapatmak.

Rapped : Hafifçe vurmak. Mahkum etmek. Tıklatmak. Çalmak (kapı). Tutuklamak.

Blackguards : İt. Alçak herif. Rezil. Hergele. Hain. Terbiyesiz. Alçak. Küfürbaz. Küfretmek.

Badmouthing : Birini yerden yere vurma. Birini karalama. Birine çamur atma. Ağır eleştirme. Biri hakkında kötü yönde konuşma.

Swears : Yemin billah etmek. Sövmek. Küfürü basmak. Kalaylamak. Yeminle söylemek. Yemin ettirmek. Küfür etmek. Küfretmek. Ant içmek.

Defame : Ününe leke sürmek. Lekelemek. İftira atmak. Kötülemek. İftira etmek. Namusuna leke sürmek. Karalamak. Hakaret etmek. İsmine leke sürmek. Altın adını bakır etmek.

Badmouth synonyms : drag through the mud, badmouths, slams, smirch, chastise, chastising, calumniate, rail at, inveigh against, excoriate, malign, smear, castigate, besmirch, blackguard, rail against, asperse, denigrate, black guard, sully, badmouthed, reprehend, chastises, blaspheme against, curse, rail, slander, excoriates, swear like a bargee, swear like a trooper, slamming, rapping, reprehending.