The sky is the limit türkçesi The sky is the limit nedir

  • Sınır yok.
  • Sınır gökyüzüdür.
  • Limit yok.
  • Sınırsız.
  • Sınır gökyüzünde olabilecek en yüksek noktaya çekilebilir.

The sky is the limit ile ilgili cümleler

English: The sky is the limit.
Turkish: Gökyüzü limittir.

The sky is the limit ingilizcede ne demek, The sky is the limit nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Sky : Hava sahası. Topu çok yükseğe atmak. Hava. Topa çok hızlı vurarak havalandırmak. Havaya atmak. Gök. Kubbe. Bölge. Asuman.

Is : Bilim adamları için bütün kalıcı metrik sistem (uzunluk, zaman, elektrik akımı, sıcaklık, ışık şiddeti, madde miktarı ve kütle temel ölçü birimleri ile). -dir. Uluslararası sistem. -dır. Olmak.

Limit : Tavan sınır. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Daraltmak. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer. Belirlemek. Kısıtlamak. Hasretmek. Erey. Sınır. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik.

 

The sky is clearing up : Gökyüzü açılıyor.

Exceeded the limits : Sınırların ötesine geçen. Kısıtlamaları ve engelleri aşan. Limitleri aşan.

Within the limits of : Sınırları dahilinde. Sınırlarında.

The sky cleared up : Hava açıldı. Tüm problemler ortadan kalktı. Gökyüzü mavi ve açık bir hal aldı.

This is the limit : Hepsi bu. İşte bu. Tepe noktası bu. Sınır bu. Bu yeterli. Zirvesi bu. Limit bu.

That is the limit : En yüksek noktası bu. Son haddi bu. Bu yeterli. Hepsi bu. Sınır bu. Tepe noktası işte bu. Sınırı bu.

İngilizce The sky is the limit Türkçe anlamı, The sky is the limit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The sky is the limit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All comprehensive : Her tarafını kuşatan. Geniş kapsama alanı olan. Yaygın. Her şeyi kapsayan.

Bottomless : Çok derin. Altsız. Anlaşılmaz. Sonsuz. Dipsiz. Esrarengiz.

Cosmopolitan : Çok uluslu. Kozmopolitan. Evrendeş. Dünyanın her tarafına ait. Dünya vatandaşı. Kozmopolit. Geniş görüşlü. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen.

Immeasurable : Ölçülmez. Ölçüsüz. Ölçülemez. Ölçülemeyecek kadar çok. Ölçülemeyecek kadar büyük. Sonsuz. Tahmin edilemeyecek boyutlarda.

Blanket : Örtbas etmek. Battaniyeye sarmak. Bütün olasılıkları içeren. Battaniye ile zıplatmak. Susturmak. Engel olmak. Battaniye ile örtmek. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge.

Cosmopolitans : Dünya vatandaşı. Kozmopolitan. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Geniş görüşlü. Çok uluslu. Dünyanın her tarafına ait. Kozmopolit. Evrendeş.

 

Cosmic : Harika. Kozmoza ait. Geniş. Engin. Evrensel. Acunsal. Kozmik.

Broad : Enli. Liberal. Kaba. Genişliğinde. Genel. Hoşgörülü. Yüzeysel. Kadın. Karı.

Aeonian : Sonsuz. Çağlar önce.

The sky is the limit synonyms : borderless, enormously, boundless, abyssal, illimitable, absolutes, absolute.