The stalls türkçesi The stalls nedir

The stalls ingilizcede ne demek, The stalls nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Stalls : Zaman kazanmak. Hızı kesilmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok katlı tiyatrolarda, taban katın sahneye yakın kesiminde bulunan seyir yerlerinin tümü. Oyalamak. Saplanmak. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Hızı kesilerek düşmek. Stop etmek. Parter.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıda anılan. Yukarıdaki. Yukarıki.

 

The ablative : İsmin -den hali. Çıkma durumu. Ablatif.

İngilizce The stalls Türkçe anlamı, The stalls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The stalls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dickie : Kumaş. Gömleğin yerinden çıkarılabilen ön kısmı. Küçük arka koltuk. Yaka. Önlük. Kuş. Küçük kuş. Minik kuş.

Seat : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oturacak yer. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Mevki. Almak (salon). Yerleştirmek. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Yerine oturtmak. Oturtmak.

Axils : Aksil. Yaprak ile dal arası köşe. Dal ile sap arası köşe.

Official position : Resmi kanaat. Resmi görüş. Resmi tutum.

Parquet : Gösteri salonlarında orkestraya bitişik bölüm. Parke kaplamak. Sıva. Parke. Parke döşemek.

Chair : Yönetmek. Omuzlarda taşımak. Makama geçirmek. Tahtırevan. Yetki vermek. Elektrikli sandalye. Başkanlık etmek. Sandalyeye oturtmak. Sandalye.

Stalls : Zaman kazanmak. Durmak (motor). Stop etmek. Ön. Ön yerler. Geciktirmek. Oyalamak. Hızı kesilmek. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar.

Orchestra : Tiy parter. Saz takımı. Orkestra. En ön sıralar. Çalgı takımı. Tiy orkestra. Orkestra çalgı topluluğu. Orkestra yeri.

Easy chair : Rahat koltuk.

The stalls synonyms : elbow chair, armchairs, axilla, flatteries, pit, armpit, armchair, flattery, parterres, parterre, axil, axillas, parqueted.