Stalls türkçesi Stalls nedir
- Ön.
- Durmak (motor).
- Geciktirmek.
- Stop etmek.
- Ön yerler.
- Çok katlı tiyatrolarda, taban katın sahneye yakın kesiminde bulunan seyir yerlerinin tümü.
- Oyalamak.
- Zaman kazanmak.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Koltuk.
- Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar.
- Hızı kesilmek.
- Hızı kesilerek düşmek.
- Saplanmak.
- Parter.
Stalls ile ilgili cümleler
English: Goods at the food and clothing stalls were very cheap.
Turkish: Gıda ve giyim tezgahlarındaki ürünler çok ucuz.
Stalls ingilizcede ne demek, Stalls nerede nasıl kullanılır?
Choir stalls : Koro yeri.
The stalls : Parter. Koltuk.
Bookstalls : Gazete kulübesi. Dergi satan büfe. Gazete rafı. Gazeteci. Kitap satan büfe. Kitap sergisi. Gazete bayii.
Forestalls : Pusu kurmak. Erken davranıp önlemek. Önlemek. Stoklamak. Önceden yapmak. Önüne geçmek. Önce davranmak. Önce davranıp engellemek. Engel olmak.
Headstalls : Dizgin başlığı. Lento. Başlık. Yular. Dizgin.
Reinstalls : Yeniden yerleştirmek. Yeniden yükleme. Yeniden yüklemek. Tekrar yerine koyma. Yeniden yerine koyma. Yeniden yükle.
Stall urinal : Perdeli pisuar. Bir sidik yalağı boyunca konan perdelerle meydana getirilen pisuar.
Bovine stall tetany : Ahır tetanisi. İneklerin ahır tetanisi.
Installs : Yükledi. Monte etmek. Atamak. Yerleştirmek. Kurmak. Yükler. Yüklerken.
Stall off : Kandırmak. Geciktirmek. Oyalamak. Atlatmak.
İngilizce Stalls Türkçe anlamı, Stalls eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stalls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dillydally : Zaman geçirmek. (argo) oyalanmak. Oyalanmak. Vakit öldürmek. Ertelemek. Başka bir zamana bırakmak. Ağır davranmak. Ayak sürümek. Sallanmak.
Orchestra : Saz takımı. Tiy parter. Orkestra. Tiy orkestra. Çalgı takımı. Orkestra çalgı topluluğu. Orkestra yeri. En ön sıralar.
Seat : Yuvasına oturtmak. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Kıçını tamir etmek (pantolon). Almak (salon). İskemle. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Yer. Ata oturuş biçimi.
Stick : Takmak. Hokkabaz değneği. Engel (yarış). Yapıştırmak. Hödük. Koymak. Baston. Kol. Değnek. Kumpas.
Armchairs : Kollu koltuk. Sadece akıl veren.
Dillydallies : Sallanmak. Vakit öldürmek. Başka bir zamana bırakmak. (argo) oyalanmak. Ayak sürümek. Zaman geçirmek. Ertelemek. Oyalanmak. Ağır davranmak.
Amuse : Eğlendirme. Eğlendirmek. Avundurmak. Avutmak. Hoşafına gitmek. Güldürmek. Neşelendirmek. Kırıp geçirmek.
Grind to a halt : Gıcırdayarak yavaş yavaş stop etmek. Sonuçlanmak. Bitmek. Durmak. Yavaşlamak. Durma noktasına gelmek. Sona ulaşmak. Daha fazla ilerleyememek.
Gain time : Vakit kazanmak. Zaman kazandırmak. İleri gitmek (saat).
Diverted : Başka yöne çekmek. Çevirmek. Çevrilen. Ayırmak. Çevrilmiş. Bir köşeye koymak. Eğlendirmek. Yönlendirmek. Dağıtmak.
Stalls synonyms : livery stable, horse barn, elbow chair, axillas, fasten on, flattery, stall, flatteries, antes, delays, parqueted, armchair, dillydallying, stick in, amuses, embroider, anted, hang back, delay, chair, frontals, detain, lodged, entertain, fasten upon, adjourns, entertains, sinks, parterre, dillydallied, slide into, stable, fore.

Bu kısımda Stalls kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stalls ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stalls anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stalls ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.