The trade türkçesi The trade nedir
- Alım satım yapmak.
- Almak.
- İçecek üreticileri.
- Alışveriş.
- Sanat.
- İçki satıcıları.
- Takas etmek.
- Ticaret.
- Uzmanlığa sahip insanlar.
- Ticaret yapmak.
- İş yapmak.
- Alışveriş yapmak.
- Satmak.
The trade ile ilgili cümleler
English: President Jefferson did not want the trade ban to last long.
Turkish: Başkan Jefferson uzun sürecek ticaret yasağı istemiyordu.
English: Ali knows all the tricks of the trade.
Turkish: Ali ticaretin bütün hilelerini bilir.
English: She taught him the tricks of the trade.
Turkish: O, ona ticaretin püf noktalarını öğretti.
The trade ingilizcede ne demek, The trade nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.
Trade : Tecim. Alım satım yapmak. Ticaret yapmak. Zanaat. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. İş yapmak. Satmak. Takas etmek. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
The trade of war : Savaş sanatı.
The trades : Esnaf. Alize rüzgarları.
Sell to the trade : Kar ederek satmak.
Tricks of the trade : Ticaretin hileleri.
Trick of the trade : Meslek sırrı.
İngilizce The trade Türkçe anlamı, The trade eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Admit : İçeri almak. İçeriye bırakmak. İtiraf etmek. Meydan vermek. Kabul etmek. Girmesine izin vermek. Olanak tanımak. İçeriye almak. Teslim etmek.
Go shopping : Dükkanları dolaşmak. Alışverişe gitmek. Çarşıya gitmek. Alışverişe çıkmak. Çarşıya çıkmak. Piyasayı araştırmak.
Maistre : Ustalık. Meziyet.
Accept : Hazmetmek. Evet demek. Razı olmak. Anlamak. Kabullenmek. Katlanmak. Kabul etmek. Eyvallah demek. Onaylamak. Normal karşılamak.
Artifice : Hüner. Kurnazlık. Hile. Beceri. Ustalık. Desise. Yapıntı. Marifet. Oyun.
Merchandising : Teşhir tanzim. Alışveriş etmek. Ticari satış. Ürünün satış noktasındaki bulunurluğunu ve görünürlüğünü sağlamaya yönelik pazarlama çabalarının tümü. Satışı geliştirme yöntemi. Mağazacılık. Ürün temini. Satın alma.
Merchandizing : Ticari satış. Ürünün satış noktasındaki bulunurluğunu ve görünürlüğünü sağlamaya yönelik pazarlama çabalarının tümü. Merchandising. Ürün temini. Teşhir tanzim. Satışı geliştirme yöntemi. Mağazacılık. Satın alma.
Truck : El arabası. Takas. Patlamasız motorla çalışan, bir tondan fazla yük taşımacılığında kullanılan taşıt. Yük vagonu. Değersiz eşya. Değiş tokuş. Trampa etmek. Pılı pırtı. Direk şapkası (gemi).
Dispose of : Kocaya vermek. Bertaraf etmek. Yok etmek. İçmek. Yerleştirmek (belirli bir düzene göre). Kullanmak. Devretmek. Yemek. Kurtulmak.
Job : Yapılması güç şey. Görev. Ufak tefek işler yapmak. İşe yerleştirmek. İş. Alet. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Meslek. Kiraya vermek.
The trade synonyms : exchange, trades, merchandize, barters, professions, capture, vocations, tradings, shop, workmanship, markets, abstract, assumes, exchanged, resell, acquire, custom, trafficked, dealings, marketed, marketing, perform an action, offload, commerces, buys, mercantile, tractation, shopping, resells, trafficking, barter, carry on business, bartering.

Bu kısımda The trade kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The trade ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The trade anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The trade ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.