Go shopping türkçesi Go shopping nedir
- Çarşıya çıkmak.
- Piyasayı araştırmak.
- Dükkanları dolaşmak.
- Alışverişe çıkmak.
- Alışveriş yapmak.
- Alışverişe gitmek.
- Çarşıya gitmek.
Go shopping ile ilgili cümleler
English: Ali asked Mary whether she'd like to go shopping in the afternoon.
Turkish: Ali Mary'ye öğleden sonra alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.
English: "Do you know why Tom doesn't want to go shopping with me?" "I think he doesn't like shopping."
Turkish: "Tom'un benimle alışverişe gitmek istememesinin nedenini biliyor musunuz?" "Sanırım o, alışverişi sevmiyor."
English: Ali can't go shopping today.
Turkish: Ali bugün alışverişe gidemez.
English: Ali didn't go shopping yesterday, did he?
Turkish: Ali dün alışverişe gitmedi, değil mi?
English: Ali decided to go shopping by himself.
Turkish: Ali tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.
Go shopping ingilizcede ne demek, Go shopping nerede nasıl kullanılır?
Go : Başlamak. Uymak. Koyulmak. Geçmek. Kaybolmak. Yayılmak. Gitmek. İddiaya girmek. Girmek. Bahse girmek.
Shopping : Çarşıya çıkma. Genellikle satın almak anlamında kullanılan, alıp satma işlemi. Pazara çıkma. Alışveriş yapma. Çarşı pazar dolaşma. Alışveriş.
Would you like to go shopping : Alışverişe gitmek ister misiniz.
Go a long way : Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak. Çok dayanmak. Çok iş görmek. Etkisi uzun sürmek.
Go a long way towards : Çok yararlı olmak. Bir şey çok katkıda bulunmak.
Go about : Gezmek. Yaygın olmak. Kolları sıvayıp işe başlamak. Tiramola etmek. Salgın olmak. Birlikte olmak. Ele almak. Başlamak. Dolaşmak. Orsalamak.
Go aboard : Güvertede gitmek. Gemiye binmek veya çıkmak. Tekneye çıkmak. Binmek. Tekneye binmek.
İngilizce Go shopping Türkçe anlamı, Go shopping eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Go shopping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shopped : Ele vermek. Alışveriş etmek. Aldatılmış (eş). Araştırma yapmak. Hapse atmak. Gammazlamak. Araştırmak.
Trucked : Mal ile ödemek. El arabası ile yük taşımak. Trampa. Trampa etmek. Değiş tokuş etmek. Takas etmek. Kamyon ile yük taşımak. Kamyon. Gitmek.
Buy into : Yutmak. Hisse almak. (bir fikri) benimsemek. Müşteri olmak. Bütün kalbiyle ve hiç sorgulamaksızın inanmak. (bir fikre) rağbet etmek. Müşterisi olmak.
Markets : Pazarlar. Pazarlamak. Satmak. Piyasalar.
Shop around : En uygun fiyatların peşinde çarşı pazar dolaşmak. Alışveriş için fikir edinmek. Piyasa araştırması yapmak. Araştırma yapmak (karar için). Piyasaya bakmak.
Truck : Değersiz eşya. El arabası ile yük taşımak. Gitmek. Mal ile ödemek. Trampa. El arabası. Yüklet. Takas.
Do shopping : Alışveriş etmek.
Deal with : İş yapmak. Ele almak. Gerekeni yapıp üstesinden gelmek. Muhatap olmak. Alıp satmak. İle ilgilenmek. Uğraşmak. Müşterisi olmak. Halletmek. İlgili olmak.
The trade : Ticaret. İçki satıcıları. Alışveriş. İçecek üreticileri. Ticaret yapmak. İş yapmak. Satmak. Alım satım yapmak. Sanat. Takas etmek.
Go shopping synonyms : have dealings, marketed, market, shop, trade.

Bu kısımda Go shopping kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Go shopping ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Go shopping anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Go shopping ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.